SON YAYINLAR
latest

BEBEKLERDE PİŞİK

Bebeklerde pişik ve pişik nedenleri,pişik nasıl geçer ve pişiğin geçmesi için alınacak önlemler.
BEBEKLERDE PİŞİK NEDENLERİ
Sevgili anneler hepimizin korkusu bebeğimizin pişik olmasıdır. Pişik olmaması için birden çok farklı markalarda bez denemeye başlarız. O da olmazsa farklı farklı kremler alıp kullanırız. Halk içinde geçen yöntemleri de es geçmeyiz :) Her şeyi deneriz ama olmaz. Peki neden? Bu konu haliyle anneleri çok yıpratmaktadır. Önemli olan doğru sebep üzerine doğru işlemi uygulamamızdır. Bu konuda ben size yardımcı olacağım. İlgili yazımda önce bebeklerde pişik nedenlerine bakacağız sonra pişik nasıl geçer? Buna bakacağız.

Pişik nedir? 
Pişik özellikle yenidoğan bebeklerde meydana gelen bir deri tahrişidir.  Neredeyse bebeklerin çoğunda görülür. Çoğunlukla hafif kızarıklıklar ile atlatılırken bazen de ciddi boyutlara ulaşabilir. Eğer kabarcıklar varsa ve içi su dolu ise,akıntılı ve yara şeklindeyse bu bebeğinizin pişiğinin ağır seyrettiğinin göstergesidir.
Peki neden olur? Özellikle bebek cildinin nemle, idrar ve büyük tuvaleti ile uzun süre temas etmesinden kaynaklanan tahriştir. Ayrıca bebeğin altının sık değiştirilmemesi pişiği azdırır ve iyileşmesini yavaşlatabilir. Ama tek neden bu olmayabilir. Diğer nedenler arasında bebeğinizin hassas bir cildi olabilir,ishal olmuş olabilir,ek besinlere geçmiş olabilir ve alerjik bir reaksiyon gösterebilir,mantar enfeksiyonu olmuş olabilir,temizlikte kullanmış olduğunuz ıslak mendil bez vs alerji yapabilir. Yani bunun gibi bir çok neden vardır. Önemli olan doğru sebebi bulmanız ve o yönde çözüm üretmenizdir.
Bebeklerde pişik çoğu kez kendiliğinden geçer. Ama bazı pişikler mantar veya bakteri enfeksiyonuyla vahimleşebilir. Bebeğinizdeki pişiğin nedeni eğer mantarsa, tekrarlama eğilimi gösterebilir. Eğer pişiğin nedeni bakterilerse, içi su dolu büyük kabarcıklar oluşabilir.

Eğer bu durumlardan birini doğru şekilde gözlemlediyseniz artık onu nasıl geçireceğiniz konusuna odaklanmalısınız. Şimdi bu konuda da sizlere önerilerim olacak. Madde madde pişik nasıl geçerBebeklerde pişik sorununu düzelten önerilere bakacağız.


PİŞİK NASIL GEÇER?
  • Eğer pişik mantar enfeksiyonuyla birlikte meydana gelmişse (yani sınırları belli parlak kırmızı döküntü veya bebeğin altından başka yerlerde de kırmızı lekeler varsa) reçetesiz satılan mantara karşı bir krem kullanabilirsiniz. Veya doktorunuza danışarak mantar kremi isteyebilirsiniz.
  • Eğer bebeğinizin pişiği üst üste geçirilen ishalden sonra meydana geldiyse, bebeğinizin cildine vazelin veya koruyucu bir krem sürebilirsiniz.
  • Bebeğinizin altı mümkün oldukça kadar hava alsın. Alt değişimi esansında kirli bezi aldıktan sonra bebeğin altına bir bez koyun,bir süre bağlamayın ve üstüne ince bir havlu örtün. Bu işlemi sık sık yapın, mümkün olduğu kadar uzun süreli olsun.
  • Bebeğinizin altını mümkün olduğu kadar kuru tutun, bezini sık değiştirin. Islak bez ile sildikten sonra kuru bir bez ile kurulayın.
  • Lütfen plastik don kullanmayın. Bebeğinizin pişiği geçene kadar nem emici ve günlük atılan bezler kullanın.
  • Islak mendilleri (bebek temizleme bezlerini )cildi tahriş eden alkol içermeleri nedeniyle kullanmayın. Bunun yerine temiz yumuşak bir bezi ıslatarak temizleyebilirsiniz ve sonra kurulayabilirsiniz.
  • Pudra olarak mısır unu içeren pudralar kullanmayın. Bu içeriğe sahip pudralar mantar organizmalarının oluşmasını hızlandırırlar.
  • Bebeğinizi her gün yumuşak bir sabun kullanarak yıkayabilirsiniz. Özellikle büyük tuvaletinden sonra banyo, ılık su ve sabun iyi gelebilir. Yıkandıktan sonra hafifçe kurulamayı unutmayın.
  • Bebek pişiğine E vitamini kapsüllerini kırıp içindekini sürmek de iyi gelebilir. Deneyebilirsiniz.
  •  Eğer hazır bez kullanmıyorsanız, bezlerin son durulama suyuna yarım fincan sirke koyup iki kere durulayın ve yumuşatıcı kullanmaktan da uzak durun.

Pişik Olmaması İçin Alınacak Önlemler
  • Lütfen bebeğinizin altını mümkün olduğu kadar kuru ve temiz tutun.
  • Bebeğinizin bezini sık sık değiştirmeyi unutmayın.
  • Bebeğinizin altını açık tutmaya çalışın ve bunu sık sık tekrarlayın.
  • Eğer imkanınız varsa plastik don giydirmeyin. Emici ve atılabilir bezleri tercih etmeniz daha sağlıklı olacaktır.

YEŞİL MERCİMEK YEMEĞİ

Yeşil mercimek yemeği ve faydaları,yeşil mercimek yemeğinin yapılışı.
Bugünkü yazımda yine besinli mi besinli bir gıda yemeği tarifim olacak. Ek gıdaya geçen bebeklere yeşil mercimeği yedirmenin ve sevdirmenin ilk yolu püre yapmaktır. Çorbasını,yemeğini de aynı şekilde yedirebilirsiniz. Önemli olan bu gıdayı 9 aydan sonraki bebeklere vermenizdir. Ne kadar besinli bir gıda olsa da büyük küçük faketmiyor gaz yapıyor.

Mercimek lifli ve bol proteinli bir besindir. Başta B vitamini ve demir olmak üzere kalsiyum, fosfor ,manganez, sodyum, bakır ve çinko mineralleri açısından da zengindir. Mercimeğin kalori değeri çok yüksektir. O yüzden vücuduna ve zihnine güç verir ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Ayrıca enerji verir ve yorgunluğu giderir. Demir ve folikasit içerdiği için kansızlığı önlemeye yardımcı olur. Kan akışını hızlandırır ve kandaki kolesterol oranını düşürür. Ayrıca içerdiği yüksek oranda lif ile şeker hastalığından ,kalp ve damar hastalıklarından korunmaya yardımcı olur.

Öneriler
Size tavsiyem gaz yapma ihtimali yüksek olduğundan bu besini pişirmeden önce bir gece önceden  yeşil mercimeği ıslamanızdır. Islama suyu süzdükten sonra üzerine biraz su koyup yumuşayana kadar haşlayın. Böylelikle gaz oranını büyük ölçüde azaltmış olursunuz.

Haşlandıktan sonra suyunu süzmeyiniz. Haşlama suyunu süzmemenizin sebebi besin değerini kaybetmemesidir. Süzdüğünüz mercimeği daha sonra bir çatal yardımı ile ezip püre kıvamına getirebilirsiniz. Eğer bebeğiniz 1 yaşından büyük ise içerisine tuz ve baharat ilave edilebilirsiniz.

Ayrıca yeşil mercimek püresi 1 yaş üstü bebekler tarafından köfte ile birlikte tüketilebilir.
Yeşil mercimek püresini köfte yapımında da sos olarak da kullanabilirsiniz. 200 gram kıyma için 2-3 kaşık olacak şekilde köfte harcına ekleyebilirsiniz. Yeşil mercimekten yapılan püreyi bebeklere yedirmenin bir diğer yolu ise küçük ekmek dilimlerinin üzerine sürmenizdir. Bunun için püreyi sürüp üstüne peynir ve buharda pişmiş sebze eklerseniz oldukça besleyici bir öğün oluşturmuş olursunuz.

Ayrıca yeşil mercimeği makarnalarda da kullanabilirsiniz. Yine bir gece önceden ıslatıp haşlayabilirsiniz. Haşlanmış yeşil mercimeği salata ve makarnaya ekleyebilirsiniz. Bu şekilde de 1 yaş üstü bebekler için besleyici bir yemek hazırlamış olursunuz.


Şimdi yeşil mercimeğin besin değerlerine bakalım:

BESİN DEĞERİ TABLOSU (100gr)
BESİN DEĞERİ TABLOSU (100 gr)
Kolesterol: 0
Kalori: 340 cal
Protein: 24,7 gr
Yağ: 1,1 gr
Karbonhidrat: 22 gr
Kalsiyum: 79 mg
Demir: 6,8 mg
Potasyum: 370 mg
Sodyum: 6,8 mg
Fosfor: 145 mg
Vitamin A IU: 60
Vitamin B1: 0,37 mg
Vitamin B2: 0,32 mg
Niasin: 2 mg

Yeşil Mercimek Yemeği Tarifi
Malzemeler
1 küçük havuç
1 adet soğan
1 çay bardağı yeşil mercimek
1 tatlı kaşığı ev yapımı salça
1 çorba kaşığı zeytinyağı
tuz-kimyon -karabiber
1.5 su bardağı su

Yapılışı
Bir geceden önce ısladığınız mercimeğin suyunu süzüp yıkayın. Küçük bir tencereye döküp üstüne az geçecek şekilde su ekleyip haşlayın. Yumuşayan ve haşlanan mercimeğin suyunu dökmeden ocaktan alın. Ardından soğanları küp küp doğrayın ve  havucu rendeleyin. Sonra doğradığınız soğanı bir küçük tencereye alıp üstüne yağı ekleyip pembeleşinceye kadar kavurun. Kavrulmuş soğanın üstüne rendelenmiş havucu ekleyip yağda 2-3 dk kavurun. Ardından salçayı ekleyin ve üstüne mercimeğin içindeki olan suyu ekleyin 1,5 bardak çıkmazsa saf su ekleyip ayarlayın. Kaynayan suyu karıştırıp baharatlarla birlikte mercimeği de ekleyin. 2-3 dakika pişirip ocaktan alın. Bebeğinize afiyet olsun:).

BEBEĞİNİZE YÜZME ÖĞRETMEK İÇİN 20 İPUCU

BEBEĞİNİZE & ÇOCUĞUNUZA YÜZME ÖĞRETME YOLLARI
Dokuz ay boyunca sıvının içinde asılı kalan bebeklerin su içinde olma hissini sevmeleri şaşırtıcı bir durum değildir. Fakat daha bebekken onları sudan uzak tutmamak, suya alıştırıp sevmelerini sağlamak, onlara hem yüzmeyi öğretecek hemde ileride oluşabilecek su-deniz korkularının önüne geçecektir.

Bir gerçek varsa o da bizim insanımızın bebeklerinin üzerine bazen biraz fazla düşerek onlara iyilik yaptığını düşündükleri sırada aslında onların öğrenmelerini ve becerilerini kısıtlamalarıdır. Baktığınızda göreceksiniz ki Avrupa ülkelerinde bebekler için bile yüzme eğitimleri vardır veya aileler çocuklarını havuzlara götürerek yada evdeki küvetlerine su doldurarak bunu kendileri öğretirler. Bebeğe katkıları ise saymakla bitmez, bu yüzden lütfen bebeğinizi sudan uzak tutmayın, buradaki ipuçlarını aklınızda tutun yeter. Size vereceğimiz bu ipuçlarını ister havuzda, ister evinizdeki su dolu bir küvette uygulayabilirsiniz.

Sıra geldi bebeğinize & çocuğunuza yüzme öğretmek için 20 ipucuna:

1) Sessiz Bir Zaman Seçin
Yüzme havuzları özellikle yüksek tavanlarından dolayı çok fazla yankıve gürültüye neden olabilir. Bu yüzden yetişkinlerin daha az gittiği, havuzu daha çok çocukların, yürümeye yeni başlamış bebeklerin kullandığı bir seansı seçin ya da kalabalıktan kaçınmak için hafta sonu erkenden gidin.

2) Bebeğinizi Hazırlayın
Havuza gitmeden önce bebeğinizin iyi beslendiğinden ve yorgun olmadığından emin olun. Eğer havuza götürdüğünüzde kestiriyorsa havuza soktuğunuzda yorgun ve huysuz hissederek sinirlenebilir.

3) Sıcaklığı Kontrol Edin
Sıcaklığın bebeğinize uygun olduğundan emin olmak için suyun ısısını kontrol edin. 12 haftadan büyük bir bebek için sıcaklığın en az 30 derece, daha küçük bebek için ise 32 derecenin üzerinde olması gerekir. Havuz yeterince sıcak değilse ve bebeğiniz üşümeye başlarsa anlarsınız çünkü dudakları ve tırnakları maviye dönmeye başlayacak, bu yüzden çabucak dışarı çıkıp bebeğinizi havluya sarın.


4) Doğru Seti Alın
Tek kullanımlık yüzme bezleri ıslanırlarsa normal bir bez gibi genişlemeyecekleri şekilde tasarlanmıştır. Ayrıca herhangi bir sızıntıyı önlemek için bebeğinizin bacaklarının etrafına tam oturan uygun bezler de alabilirsiniz. Bebeğinizin sudayken üşüdüğü konusunda endişeleniyorsanız veya biraz daha fazla yüzdürme desteği sağlamak istiyorsanız suyun kaldırmasını kolaylaştıran destekli mayolar alabilirsiniz.

5) Önce Bir Duş Alın
Daha hijyenik olmanın yanı sıra ılık bir duş aldırmak havuza girmeden önce bebeğinizin alışmasına yardımcı olacaktır. Ancak çoğu bebek kafasının doğrudan duş akışının altına sokulmasından hoşlanmaz bu yüzden alıştırarak duş aldırmalısınız.

6) Yavaş Olun
Bebek havuzunun kenarında oturup bebeğinizi tutarak ve ona suyu göstererek alıştırmaya başlayın. Sonra yavaşça havuza doğru kayın ve bebeğinizle sık sık göz teması sağlayarak onu yavaşça koltuk altından tutarken sakince konuşun. İpuçlarını sizden alacağı için sakin ve pozitif olmanız gerçekten önemlidir.

7) Doğru Tutun
Suya girdikten sonra su seviyesi bebeğin göğüslerine gelene kadar suya batırın. Seansta, bebeğinizi çok yakın tutmaya, teninizin birbirine değmesini sağlayarak ona güvende olduğunu hissettirmeye devam edin. Sonra kolunuzun üzerinde çok hafifçe serbest bırakarak özgürce hareket etmesine ve daha bağımsız hissetmesine izin verin.

8) Su Sıçramalarına Gülün
Bebeğinizin hareketleri yüzüne veya size su sıçratmasına neden olduğunda gülümseyin. Gülmek onun endişesini bastırır, böylece ıslanmanın normal olduğunu anlar.

9) Ertelemeniz Gerektiğini Bilin
Bebeğiniz iyi besleniyor, yorgun düşmüyor veya hasta olmuyor ancak havuza her girdiğinizde titrek bir hal alıyorsa suya karşı korku beslemesinden önce vazgeçip ertelemek daha iyidir. Kötü bir gün geçiriyor olabilir, bir hafta sonra tekrar deneyebilirsiniz.

Bebeğe yüzme öğretmek, Yüzme öğretmek, Bebeklere yüzme eğitimi, Çocuklara yüzme öğretmek, Çocuğa yüzme eğitimi, E, S, Ö,

10) Doğru Malzemeyi Seçin
Çok küçük bebekler yüzme öğretilirken güvenli ve emniyetli bir şekilde tutuldukları için kolluklara ve lastik halkalara gerçekten ihtiyaç duymazlar. Bebeğiniz büyüdükçe yüzme yeleği yerine makarna kullanarak onu yukarıdaki fotoğrafta gösterilen şekilde makarna ile desteklemek (makarnayı bebeğin göğsünün altından geçirerek iki yandan desteklemek) daha iyi olacaktır çünkü kol bantları yürümeye başlayan çocuklar içindir, bebeğe taktığınızda yüzme hareketini yapmasını, kolunu hareket ettirmesini zorlaştırır.

11) Baloncuk Yapmak
Bebeğiniz yüzmeye alıştıktan sonra kafanızı suya yarım sokarak ağzınızdan baloncuklar üfleyin ve bebeğinizi de sizi taklit etmeye teşvik edin. Bebeğin nefes alma yeteneklerini geliştirmesi için harika bir yoldur.

12) Oyuncağını Getirin
Bebeğinizin en sevdiği lastik ördeği veya teknesini havuza getirin. Böylece banyodaki eğlenceli zamanları havuzda olmakla ilişkilendirir ve suya karşı olan korkusu iyice azalır.

13) Teşvik Edin
Çocuklar özellikle yüzmeye geldiklerinde ebeveynlerini taklit etmeyi severler. Bu nedenle okul öncesi çocuğunuz havuza atlamadan önce havuzun kenarında parmak uçlarını tutuyor veya havuzun etrafında geziniyorsa havuza nasıl girileceğini ona kendiniz yaparak gösterin ve sizden sonra yapmasını isteyin. Muhtemelen suya ilk atlayışında ellerinizi tutmak isteyecektir, ancak suya atlaması, yüzünün, saçlarının ıslanmasına ve suyun sıçramasına alışması için harikadır.

14) Endişelenmeyin
Dünya sağlık örgütü artık yüzmeye başlamadan önce bebeğinizin aşılarını beklemeniz gerekmediğini söylüyor. Ancak bebeğiniz erken doğmuşsa veya yakın zamanda hastalanmışsa iğneleri bitene kadar beklemeye değer.

15) Süreyi Kısa Tutun
Çok küçük bebekleri 20-30 dakikadan daha uzun süre suya sokmamalısınız aksi takdirde üşümeye başlarlar. Fakat daha büyük olan enerjik çocuklar ve okul öncesi çocuklar muhtemelen daha fazla hareket edecekleri için vücut ısıları daha yüksek olacak ve üşümeyerek daha uzun süre kalabileceklerdir. Fakat özellikle bebeklerin çabuk yorulduklarını göreceksiniz bu yüzden suda fazla kalmayın.

16) Değiştirme Matı Alın
Bebeğinizin mayosunu sıkmaya çalışırken soyunma odasındaki oturaklardan yuvarlayıp düşeceğinden endişeleniyorsanız yanınızda plastik bir mat getirin böylece soyunma odasında çocuğu üşütmeden veya zemini kirletmeden kolayca üzerini değiştirebilirsiniz.

17) Bol Miktarda Havlu Getirin
Havuzun yanında bir havlu bulundurun, beğinizi dışarı çıkar çıkmaz sarın ve ne zaman değiştiğinizi aklınızda tutun. Havlu çok nemli gelirse, suyu emdiğinde çok nemli duruyor ise başka bir havluyla ikinci kez sarmalayın. Nemli, soğuk havlular bebeğinizi mutsuz yapacağı gibi suyun dışındaki sıcaklık düşük ise üşütmesine de neden olabilir.

18) Yüzme Sonrası İçin İçecek Hazırlayın
Suda yüzmek yada oynamak bebeğinizin veya yürümeye başlayan çocuğunuzun susuz kalmasına neden olabilir bu yüzden çantanıza mutlaka bir içecek koyun. Ayrıca kendi giysilerinizle uğraşmanız veya saçınızı kurutmanız gereken zamanlarda onu sessiz tutmak için de kullanışlı bir dikkat dağıtma aracıdır.

19) Doğru Elbise
Kot vb. sert ve rahatsız edici kıyafetler giymeyin ve çocuğunuza da giydirmeyin. Özellikle sudan çıktıktan sonra sertsert batan ve rahatsız eden bir kıyafetten daha kötü bir şey yoktur. Giyip çıkarması kolay olay, özellikle de fermuarlı kıyafetler hepiniz için en iyisi olacaktır.

20) Sonra Değil, Şimdi Başla
Bebeğinizi/çocuğunuzu suya alıştırmaya ve yüzmeyi öğretmeye şimdiden başlayın, bunu ertelemeyin çünkü muhtemelen bir kez ertelediğinizde hep öyle gidecektir ve bir ihtimalle çocuğunuzun ilerde yetişkin olduğunda yüzmekten ölesiye korkacak yada su fobisine sahip biri haline gelebilecektir. Yüzmeyi bebeklikten öğretip ona aşılamanız, sudan korkmamasını sağlayacağı gibi aynı zamanda yüksek enerjilerini harcayabilecekleri bir etkinlik-oyunları olmasını ve bu enerjiyi yakarken de sürekli hareket etmelerinden dolayı vücutlarının daha sağlıklı olmasını sağlayacaktır.

GEBELİK BELİRTİLERİ

1 aylık gebelik belirtileri, 1 aylık gebelik, Gebelik belirtileri,G,Hamilelik belirtileri,1 aylık hamilelik belirtileri, 1 aylık hamilelik,
GEBELİK BELİRTİLERİ
Bazı olağandışı değişiklikler fark edip "acaba hamile miyim?" diye merak etmeye başlamış olabilirsiniz.

Adetinizin gecikmesi haricinde herhangi bir hamilelik belirtisi de göremeyebilirsiniz. Her iki durumda da hamileliğinizden emin olmak için evde bir gebelik testi yapmak ardından tıbbi kontrol için sağlık uzmanınızı ziyaret etmek en doğrusu olacaktır.

HAMİLELERDE GENEL GEBELİK BELİRTİLERİ
Hamileliğin ilk aylarındaki belirtiler çok belirgin olmayabilir ancak genellikle şunları içerir:
  • Ruh halinde değişiklikler
  • Şişkinlik
  • Kramplar
  • Alt sırt ağrısı
  • Lekelenme
  • Sık idrara çıkma
  • Göğüslerde ağrı veya hassaslık
  • Yorgunluk
  • Mide bulantısı
  • Kabızlık
  • Yemek yeme isteği veya isteksizlik
  • Adet olmamak


Gebelik belirtileri bunlar olsa da gebe olduğunuz halde bu değişikliklerin çoğunu veya hiçbirini yaşamayabileceğinizi de unutmayın. Fakat yinede adetiniz geciktiğinde sonra da döneminizi tamamen kaçırdığınızda hamile olduğunuzdan şüphelenebilirsiniz.

GEBELİKTE İÇ VE DIŞ DEĞİŞİKLİKLER
Embriyo Gelişimi: Gebe kaldıktan sonra döllenmiş yumurta fallop tüpünden rahme geçecek ve rahim zarına yerleştirilecektir. Yumurta bir hücreye bölünerek embriyo haline gelir. Yaklaşık sekizinci haftada embriyo küçük bir omurgayı, uzuvları, beyni geliştirir gözleri ve kulakları büyütmeye başlar.

Vücudunuzdaki Değişiklikler: Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde beklediğinizden farklı şekillerde tepki verebilirsiniz. Duygularınız ani değişiklikler gösterebilir. Kısmen hamilelik hormonlarının neden olduğu bu duygusal karmaşalar tamamen normaldir. Dinlenmek ve duygularınızı yönlendirmek için kendinize zaman tanıyın. Yukarıda açıklanan gebelik belirtileri dışında çok fazla fiziksel değişiklik farketmeyebilirsiniz.

GEBELİĞİN İLK AYI İÇİN KISA LİSTE
  • Hamile olup olmadığınızı öğrenin: Evde hamilelik testi alarak hamile olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz. Bu testler genellikle birkaç gün içinde, hatta kaçırdığınız sürenin ilk gününden itibaren bir hafta sonra yapıldığında daha doğru sonuçlar verir.
  • Doktor muayenesi yapın: hCG olarak bilinen hormon seviyelerinizi ölçmek de dahil olmak üzere hamileliğinizi testlerle doğrulayabilecek sağlık uzmanınıza gidin. Doktorunuz önünüzdeki dokuz ay boyunca gitmeniz gereken randevular hakkında da size rehberlik edebilecektir.
  • Hamilelik beslenmesi: Doktorunuzla hamilelikte nasıl besleneceğinizle ilgili konuşun ve hangi vitamin veya takviyeleri almanız gerektiği hakkında konuşun.
  • Sağlığınıza odaklanın: Sigara içmek ve alkol tüketmek gibi sağlıksız alışkanlıklardan vazgeçin ve üzerinizdeki stresi azaltmaya çalışın.
  • Duygularınızı kontrol altına alın: Hamilelik süreci duygusal bir zamandır ve bu süreçte her türlü fiziksel belirtiyi ve hamilelik duygusunu hissediyor olabilirsiniz. Dinlenin ve sevdiklerinizle nasıl hissettiğiniz hakkında konuşun.

OKUL ÖNCESİ TÜRKÇE DİL ETKİNLİĞİ

Okul öncesi dönemde tükçe dil etkinliğinin önemi ve dil etkinliği örnekleri.
OKUL ÖNCESİ TÜRKÇE DİL ETKİNLİKLERİ ÖRNEKLERİ
Sevgili öğretmenler ve anneler, türkçe dil etkinliği okul öncesi dönemde olan çocuklar için son derece faydalıdır. Bu etkinlikler çocuğun dil gelişimi açısından büyük öneme sahiptir. 2-6 yaş grubu için türkçe dil etkinliği olarak öncelikli olarak çocuklara veya çocuğunuza okuyacağınız sesli ve görsel hikayeler,masallar,parmak oyunları,tekerlemeler,bilmeceler ve şiirler yer almaktadır. Burada hikaye örneği olarak bir kaç örnek verebildim ama siz uygun gördüğünüz tüm hikayeleri ve masalları çocuğa okuyabilirsiniz.

HİKAYELER

Tembel Tavşan
Bir zamanlar büyük bir ormanda korkunç bir kuraklık başlamış. Kış geldiği halde tek bir damla bile yağmur yağmamış. Haliyle yağmur yağmadığı için susuzluk olmuş ve susuzluk hayvanların canına tak etmiş. Hayvanlar bu duruma bir çözüm bulmak için toplanmışlar. İçlerinden biri bir teklifte bulunmuş. Bunun üzerine hayvanlar, bir kuyu kazmaya karar verip çalışmaya başlamışlar. Bütün hayvanlar gece gündüz çalışmaya başlamışlar. Kuşlar bile çalışırken, tavşan; “Ben daha çok küçüğüm!” diyerek çalışmak istemediğini söylemiş. Tavşanın böyle nazlandığı için diğer bütün hayvanları çok kızmış.

Büyük bir çalışmadan sonra hayvanların emeği boşa çıkmamış. Kazdıkları kuyudan su çıkmış hem de buz gibi bunu gören hayvanlar  herkes çok sevinmiş. Uzun süre sonra suya kavuşunca kana kana içip yıkanmışlar. Ama kuyunun kazılmasına yardım etmeyen tavşana su vermemişler. Kral aslan, tavşanın kuyuya yaklaşacağını bildiğinden kuyunun başına her gün bir nöbetçi görevlendirmiş.
Bu durumla karşılaşan tavşan hatasını anlamış anlamasına, ancak iş işten geçtiği için yapacak bir şeyi de yokmuş. Bir gece kuyuda nöbet tutma sırası file gelmiş. Tavşan ise fili çok severmiş “kimse görmeden bana biraz su verir” düşüncesiyle yanına gitmiş. Ancak filin uyuduğunu görmüş. Fili uyandırmak için çok uğraşmış ama onu bir türlü uyandıramamış. Artık yapacak bir şeyi kalmadığından gidip filin kulağına bağırmış. Fil bağrışı duyunca öyle bir zıplamış ki, kuyunun etrafındaki taş ve toprak yığınına çarpmış, bütün taş ve toprakları kuyunun içine dökmüş.
Böylece kuyu taş dolup kapanmış. Fil bu duruma çok üzülünce ağlamaya başlamış. Ağlarken “Benim yüzümden oldu!” “Şimdi ne içeceğiz, hem sabah olunca diğer hayvanlara ne diyeceğim?” diyormuş.
Tavşan da “Bu kadar üzülme!”“Elbette bir çaresini buluruz. Hem ikimiz beraberce çalışırsak, sabaha kadar kuyuyu temizleyip açarız.” demiş file.
Fil: “Ama sen küçük ve zayıfsın!” demiş. Tavşan şöyle cevap vermiş; “Sen beni şimdi gör! Bak ki nasıl çalışıyorum.”
Önceki hatasından ders alan tavşan gerçekten de bir çalışmış, bir çalışmış ki sormayın. Sabaha kadar çalışıp fille birlikte kuyuyu açmayı başarmışlar. Ertesi gün olunca fil, bütün hayvanlara tavşanın çalışkanlığını anlatmaya başlamış. Herkes tavşanı alkışlayıp affetmiş, kuyudan su içmeyi hak ettiğini söylemiş.
Tavşan bu yaptığı hareketle sadece su içebildiğine değil, diğer hayvanlarla yeniden dost olduğuna da çok sevinmiş. Hayvanlar artık kendisine de saygı duymaya başlamışlar. Kendisini ormanın bir üyesi gibi görmek onu mutlu ediyormuş.

Ağustos Böceği ile Karınca
Bir varmış bir yokmuş bir ormanda çok çalışkan bir Karınca varmış. Karınca yazın sımsıcak günlerine aldırış etmeden kışa hazırlık yapıp,hiç durmadan çalışırmış. Çalışırken bulduğu tüm yiyecekleri kilerine götürüp, kış için erzak toplarmış. Bir de tembel mi tembel Ağustos Böceği varmış. O ise her gün bir ağacın gölgesinde uzanıp elinde sazı şarkı söyleyip, eğlenirmiş. Ne kışın soğuk günlerini düşürmüş, ne yaz bitince ne yapacağı ile ilgili tasalanırmış. Bir gün Ağustos Böceği yine ağacın gölgesinde otururken Karıncayı çalışırken görmüş. ‘Karınca kardeş, bu kadar çok çalışma, gel sen de benimle birlikte şarkı söyleyip, eğlen. Biraz hayatın tadını çıkar' demiş. Karınca ise Ağustos Böceği'nin söylediklerine kulak asmadan, çalışmaya devam etmiş.

Yazın üstünden aylar geçmiş, o sıcak günler yerini sonbaharın serin günlerine, sonbaharın serin günleri ise, kışın soğuk günlerine bırakmış. Nihayet kış gelip çatınca da her yer karla kaplanmış. Ağustos böceği ise karların içinde yiyecek hiç bir şey bulamıyor, aç aç oradan oraya gezinip duruyormuş. Birden aklına karınca gelmiş .Kendi kendine :‘Karınca kardeş bütün yaz çalıştı, onu bulursam mutlaka yemek de bulmuş olurum’ diye düşünmüş. Açlıktan hiç gücü kalmamış. Kalan son gücünü de toplayarak karıncanın evine gitmiş ve karıncadan yiyecek yemek istemiş. Karınca ise Ona ‘Eğer sen de şarkı söyleyip, eğlenmek yerine, benim gibi çalışıp, yemek toplasaydın, şu anda dışarıda aç kalmış olmazdın. Çok açsan, yine şarkı söyleyip, eğlen, belki açlığını unutursun’ diyerek Ağustos Böceği'ne çok iyi bir ders vermiş.

TEKERLEMELER (2-4 YAŞ)

Kollarım Karpuz
Saçlarım tokalı
Puf puf pofuduk
Elbisem puanlı
Kollarım karpuz
Ayaklarım çıplak
Çimenler yumuşak
Ne var ki şimdi

Benden saklanacak

İki Kuş
Bahçedeki ağaca
İki kuş kondu.
Biri sarı renkli
Biri kahverengi
Cik cik deyip uçtular
Kanatlarını çırptılar
Sesimizi duydular
Gökyüzünde kayboldular.

1-2-3-4-5
Bir kelebek
İki ördek
Üç böcek
Dört örümcek
Beş köpek
Bir,iki,üç,dört,beş
Arkamdaki sıraya geç.

Sonbahar
Sonbahar gelince
Rüzgarlar eser
Yapraklar dökülür
Dallar üşür.

Mutfak
Evde mutfak,mutfak da tabak
Tabak da mis gibi yemek
Yemekler afiyetle yenecek
Yenmezlerse eğer;
Herkesler ona bir bir küsecek.

PARMAK OYUNLARI(2-4 YAŞ)

Saat
Bir saatim var(Elde saat tutuyor gibi yapılır.)
Kulağıma koydum(Kulağa götürülür.)
Tik,tak,tik,tak(Dinliyormuş gibi yapılır.)
Şimdi oyun başlayacak(Avuç içindeki saat yavaşça bir kenara bırakılır.)
Şip şak,şip şak(Eller çırpılır.)

Kardeş
Kardeşimin bir topu var(İki elin parmak uçları baş üzerinde birleştirilir.)
Yumuşacık yuvarlak
Birde çekici var(İki elin yumruğu sıkılır üst üste vurulur)
Bak vuruyor yumurcak
Borazanı düt düt diye (Eller boru yapılıp ağza götürülür.)
Öttürür de öttürür
Bazen ceee yapıp
Herkesi güldürür(İki el yüze kapatılıp açılır.)

Kediler
Kediler kediler (İşaret parmağı sağa sola hareket ettirilir.)
Uzun bıyıklılar (Dudak üstünde iki elin işaret parmakları ile bıyık yapılır.)
Yastıkları tırmalarlar (Tırmalama taklidi yapılır.)
Tüyleri dağıtırlar. (İki el sağ sol savrulur.)
Belki kuş ararlar. (Uçma taklidi yapılır.)
Ama bulamazlar. (Şaşırma hareketi yapılır.)

Ördek Ailesi
Bu anne ördek, bu baba ördek, bunlar da yavruları (İki elin başparmakları ve diğer parmakları oynatılır).
Sabah oldu uyandılar (Gözler ovuşturulur).
Vak vak dediler, derede yüzdüler (Yüzme hareketi yapılır).
Bir balık görünce ham diye yediler (Yeme hareketi).
Akşam oldu, güneş battı, yıldızlar çıktı (Eller baş üzerinde hareket ettirilir).

Çizmelerim
Kış geldi ( Kollar ovuşturulur, üşüme hareketi yapılır )
Kar yağdı ( Eller yukarıdan aşağa doğru yavaş yavaş indirilir )
Ayaklarım üşüdü ( İki ayak üst üste getirilir ve ısınma hareketi yapılarak ovuşturulur )
Uzuuun çizmelerimi giyerim ( Ayaktan dize doğru çizmeyi giyme hareketi yapılır )
Karda pat pat pat yürürüm. ( Ayağa kalkılır ve yürünür.)

BİLMECELER

Mesleklerle İlgili Bilmeceler
Testereyle keser,
Çivileri çeker,
Tahtayı masa yapar. (Marangoz)

Kumaşları seçerler,
Makas ile biçerler,
Ölçüyü iyi alıp,
Sonra giysi dikerler. (Terzi)

Gece olunca çalışır,
Hırsızlar ondan kaçışır. (Bekçi)

Başında beresi var,
Ağzında piposu var,
Renkleri karıştırır,
Harikalar yaratır. (Ressam)

Başında büyük şapkası,
Elindedir kepçesi,
Lezzetli yemeklerin,
O dur ilk deneyicisi. (Aşçı)

Saçları keser,
Sakalları traş eder. (Berber)

Vücudumuzla İlgili Bilmeceler
Her seyi görür
kendisini göremez (Göz)

Yarım kasık,
duvara yapışık. (Kulak)

Küçücük bakkal,
dünyayı yutar. (Ağız)

İki kardes uğraşır, birbirini göremez.
( Göz )

Ben giderim o gider, göğsümde tık tık eder.
( Kalp )

Biz biz idik otuz iki kız idik.(Diş )

İki damım var
bir direği var. (Burun)

Kırmızı ağaç üstünde
ak güvercin asılı.(Diş)

İki direk
bir evi tutar. (Bacaklar)

Diğer yazımda okul öncesi türkçe dil etkinlikleri örnekleri vermeye devam edeceğim.
Görüşmek üzere :)

EMZİREN ANNE NE YEMEMELİ

Emziren anne ne yememeli ve emziren anneler için yasaklı olan gıdalar.
Sevgili anneler emzirme süreci hem bebeğiniz için hem sizin için önemli bir dönemdir. Bu süreçte yaşanılacak sorunlar sizin kadar bebeğinizi de etkiler. Çünkü anne sütünden her şey rahatlıkla bebeğe geçmektedir. Bu süreçte yediğiniz her şey çok önemlidir. Yediğiniz besinlerin bebeğe rahatsızlık vermeyeceğinden emin olmanız da sizin 'bebeğime dokunur mu ?' diye geçen düşüncenizi de yok eder. Bu yazımda emzirme sürecinde sizin yememeniz gereken besinleri anlatacağım. Buradaki maddelere dikkat ederseniz bebeğiniz de siz de bu süreci sağlıklı şekilde atlatırsınız. Gelin şimdi bu besinlere bakalım.

Emziren Anne Ne Yememeli 
Öncelikle bu yasaklı olan gıdalara madde madde bakalım.
  • Çiğ veya az pişmiş et ürünleri,
  • Çiğ veya az pişmiş deniz ürünleri,
  • Çiğ kabuklu deniz ürünleri,
  • Yüksek civa oranına sahip dip balıklar,
  • Yıkanmamış ve temizlenmemiş meyveler ve sebzeler,
  • Çiğ süt ve süt ürünleri,
  • Kafein oranı yüksek olan içecekler (kahve, yeşil çay, çay vb.)
  • Alkollü içecekler ve sigara ,
  • Fıstık,
  • Küflü peynirler (brie, camamber, chevre vb),
  • Şarküteri ürünleri(sucuk,salam,pastırma vb),
  • Mavi damarlı peynirler (danish blue, gorgonzola),
  • Katkı maddesi içeren hazır gıdalar
  • Yüksek miktarda şeker içeren gıdalar,
  • Gaz yapan gıdalar,
  • Fazla baharatlı yiyecekler,
  • Mineralli Su.

Ayrıntılarına bakalım:
  • Kuru fasulye ,karnabahar, lahana,soğan, portakal, limon, greyfurt gibi gaz yapan besinleri tüketmekten kaçınmalısınız. Gaz yapan gıdalar sizinle birlikte bebeğe direkt geçer.
  •  Kahve,çikolata,çay gibi kafein içeren besinler gaz yapıcı bir özelliğe sahiptir. Bunun ek olarak bebekte uykusuzluğa ve huzursuzluğa neden olabilir.
  • Emziren anneler yüksek cıva içeren dip balıklarını yememeye dikkat etmelisiniz. Bu balıklar mezgit, kalkan, kefal gibi pek çok balıklardır ve yüksek civa oranına sahip olabiliyorlar. Eğer bu balıkları tüketirseniz bebeğinizin gelişme aşamasında olan sinir sistemine zarar vermiş olacaksınız. 
  • Yine gaz yapan besinlerden bazıları da süt, yoğurt, peynir gibi inek sütünden elde edilen besinlerdir. Emziren anneler size tavsiyem bu besinleri deneyin eğer dokunmuyorsa beslenme programınıza ekleyebilirsiniz.
  • Eğer bebeğinizde gaz problemi çok oluyorsa çiğ olarak sebze ya da meyve tüketmeyin. Ürünlerin pişmiş olanlarını,meyve kompostolarını ve haşlanmış sebzeleri tercih edebilirsiniz.
  • Fıstık yine bir çok emziren anne için alerjik reaksiyonlara yol açan bir besindir. Eğer fıstık yedikten sonra bebeğinizde bir alerjik reaksiyon görürseniz anında yemeyi kesmelisiniz. Emzirme süreci bitene kadar en azından fıstık yememelisiniz.
  • Mineralli su yerine saf su tüketmeniz en sağlıklısıdır. Çünkü mineralli suda yoğun oranda sodyum vardır. Bağırsağı daha yeni gelişmekte olan ve hassas olan bebeğinizin sindirim sistemi için son derece zararlıdır.
  • Yüksek miktarda şeker içeren gıdalar bebeğinizin kan şekerinde dengesizlik yaratabilir. Aşırı şekerli gıdaları da sürekli tüketmemeye dikkat edin.
  • Çiğ et ve deniz ürünleri ,çiğ süt ,az pişmiş et veya deniz ürünleri içerisinde bakteri bulundurması nedeniyle kesinlikle tüketilmemelidir.
  • Sebze ve meyvelerinizi sirkeli suda yıkamadan lütfen tüketmeyiniz. Direkt olarak anne sütünüzden bakteriler geçer ve çocuğunuzu enfeksiyon hastalıklarına açık hale getirir.

Öneriler:
  • Papatya,oğul otu, nane, rezene, meyan kökü, güvercin otu gibi bitkilerin çayları ve baharatlardan kimyon gaz problemi için çözüm yolu olabilir.
  • Anneler emzirme sırasında göğüs değiştirmeden önce bebeğinizin gazını çıkarmanız diğer göğsünüzü rahatlıkla tutup emmesini sağlayacaktır.
  • Sütünüzün gaz yapmaması için, kuru baklagilleri önce haşlayıp suyunu dökün ve sonra pişirin.
  • Emziren anneler mutlaka taze sıkılmış meyve suları tüketilmelisiniz. Ayrıca gazlı içecekler ve hazır meyve sularından uzak durmalısınız.
  • Ayrıca doktorunuza danışmadan asla ilaç kullanmamalısınız.

Diğer yazımda ise emziren annelerin yemesi gereken besinleri paylaşacağım. Sağlıcakla kalın :)

SÜTLÜ MUHALLEBİ TARİFİ

Bebekler için sütlü muhallebi tarifi ve sütlü muhallebinin bebeklere faydası.
SÜTLÜ MEYVELİ BEBEK MUHALLEBİSİ
Sevgili anneler bugünkü tarifimde yine ek gıdaya geçen 6-12 aylık bebekleriniz için bir takviye gıda tarifi olacak. Bu dönem bebek için bir tamamlayıcı gıda dönemidir. Yani tamamlayıcı beslenme dönemi olarak adlandırdığımız dönemde anne sütünün tamamlayıcı gıdaları vardır. Bunlardan biri de ilk tercih edilmesi gereken muhallebidir. Özellikle zayıf bir bebeğiniz varsa sık sık yapıp yedirebilirsiniz. İçeriğindeki karbonhidrattan kaynaklı kilo almasını kolaylaştırır. Çünkü muhallebi bebeklere kıvamı gereği kolayca yedirilebilir. Bebek bağırsağı kolayca sindiririr, tadı güzeldir, alerji ve gaz yapmaz. İsteyen anneler evde kendi imkanlarıyla muhallebiyi hazırlayabilirler. Ben bugünkü tarife ek olarak besin değerini daha da arttırmak için meyve ekleyeceğim. Siz de bu tarifte farklı meyveler ekleyip bebeğinize yedirebilirsiniz.

Sütlü Muhallebi Tarifi Malzemeleri
200 ml süt (1 yaşından küçükse su ekleyiniz)
2 silme tatlı kaşığı pirinç unu 
2 silme tatlı kaşığı irmik
1 tatlı kaşığı şeker( isteğe bağlı, onun yerine dilerseniz pişince pekmez katabilirsiniz)
Yarım elma yada herhangi bir meyve
1-2 ceviz(isteğe bağlı)
Tarçın( isteğe bağlı)

Silme kaşık tabiri : Yemek kaşığına doldurduğunuz ürünün üstünü işaret parmağınızla sıyırmanız ,fazlalığını almanız anlamına gelir.

Sütlü Muhallebi Tarifi Yapılışı
Öncelikle muhallebi için hangi meyveyi kullanacaksanız hazırlayın. Örneğin bu tarifte elma kullanıldığından elmayı soyup cam rende de püre yapın.
Daha sonra sütü veya suyu kabınıza alıp, irmik ,pirinç unu ve şekeri katıp karıştırın. Ardından ocağa alın.
Sürekli pişene kadar karıştırın ve altını kapatmadan meyve püresini atıp bir iki karıştırdıktan sonra ocaktan alın.
Cevizi havanda ezebilirsiniz. İsterseniz de rendeleyin. 
Bunu tarifi meyvesiz de yapabilirsiniz. Bu hafif koyu kıvamlı bir tariftir. Siz daha cıvık isterseniz sıvı ölçülerini az daha arttırabilirsiniz.
Ezdiğiniz cevizi muhallebinin üzerine ekleyin ve isterseniz de biraz tarçın katıp karıştırın. Muhallebi soğuyunca bebeğinize afiyetle yedirin.

SÜZME MERCİMEK ÇORBASI TARİFİ

Bebekler için süzme mercimek çorbası tarifi ve mercimeğin faydaları.
Sevgili anneler bugün yine ek gıdaya geçmiş olan bebeğiniz için çok güzel ve faydalı bir tarif vereceğim. Bu tarifi 8 aydan sonra bebeğinize rahatlıkla yapıp içirebilirsiniz. Öncelikle mercimek hem sizin için hem bebeğiniz için oldukça yararlı bir besindir. İçerisinde demir, protein ve fiber var bulunur. Ayrıca minerallerden ve B vitamini yönünden de zengin bir besin ve folik asit deposu olarak biliniyor. Bebeğinizin bağışıklığını güçlendirmesi açısından çok güçlü bir antioksidandır. Genel olarak da vücut direncini artırır, yorgunluğa, kabızlığa, kansızlığa iyi gelir. İçerisindeki fosfor sayesinde zekayı da geliştiriyor ve üstelik anne sütünü de arttırıyor. Yani gördüğünüz gibi çok faydalı bir besin ve birden fazla konuda etkisi mevcut.

Bazı anneler tarafından bebeğe gaz yapabilir düşüncesi ile bu ek gıda tercih edilmiyor. Eğer gaz sorunu varsa bebeğinizin kırmızı mercimekle başlayabilirsiniz. Kırmızı mercimek diğer mercimek türlerine göre daha çabuk piştiği için daha yumuşaktır. Bu nedenle çorbalar ve püreler için en idealidir. Zaten bu tarifimizde kırmızı mercimekle yapılacak bir tarif.

Bir önerimde yeşil ve sarı mercimek üzerine olacak. Bu mercimek türleri de müthiş bir protein kaynağıdır. Bunları da gaz yapar düşüncesi ile eğer vermekten çekiniyorsanız farklı sebzelerin içine katıp püre haline getirip verebilirsiniz.

Şimdi gelin mercimeğin içindeki vitaminlere bakalım :)

Protein 18 g
Lif 16 g
Avitamini 15.8 IU
C vitamini 3.0 mg
K vitamini 3.4 mcg
Folat 358 mcg
Kalsiyum 37.6 mg
Magnezyum 71.3 mg
Fosfor 356 mg
Potasyum 732 mg

Süzme Mercimek Çorbası Tarifi

Malzemeler
1/2 su bardağı kırmızı mercimek (tercihe göre)
1/2 su bardağı sarı mercimek (tercihe göre)
1 yemek kaşığı un
1 adet orta boy kuru soğan
1 adet orta boy patates
1 adet orta boy havuç
1 yemek kaşığı tereyağı
Nane

Yapılışı
Önce mercimekleri bir kaba dökün . (Eğer tek tür mercimek kullanılacaksa ölçüsü 1 bardak olmalı. ) Ardından havucu ve patatesi başka bir kapta sirkeli suda 15 dakika bekletin.
Sonra mercimeklerin suyunu süzün ve birkaç kez bol su ile yıkayın. Üstüne soyup küp küp doğradığınız havuç ve patatesleri ekleyin.
Sonra küçük bir tencereye tarifteki bir kaşıklık tereyağının yarısını koyun. Soğanları da üstüne ekleyip pembeleşinceye kadar soteleyin.
Sotelenen soğanların üzerine unu ekleyin ve 1-2 dakika daha sotelemeye devam edin. Üstüne 1 bardak soğuk su ekleyin ve unu karıştırarak açın. 
Ardından mercimeği,doğranmış havucu, doğranmış patatesi ve 5 bardak kaynar suyu tenceredeki karışıma ekleyin.
Çorba kaynayınca kısık ateşe alın ve mercimeklerle patatesler pişinceye kadar (yaklaşık 20 dakika) pişirin.
Pişen çorbayı tel bir süzgeçten geçirin ya da mikser ile pürüzsüz hale getirin. Üzerine erimiş tereyağı, nane ekleyerek servis edin. Ama tereyağını sakın yakmayın hafif erimiş olması yeterli veya tüm şekilde pişen çorbanın içine atıp üstüne naneyi ekleyebilirsiniz.

Süzme mercimek çorbası tarifi bu şekilde bebişinize afiyet olsun :)

NOT:Size bir tavsiye mercimeğin gaz yapmasını engellemek için ihtiyacınız kadar mercimeği suda ıslatın. Daha sonra içindeki suyu döküp mercimekleri yıkayıp tekrar suda bekletin. Sonra mercimekleri yıkayıp pişirin. Veya 10 dakika kadar pişirdiğiniz mercimeğin ilk suyunu döküp tekrar su ekleyip pişirin. 

OKUL ÖNCESİ FARKLI SANAT ETKİNLİKLERİ

4-6 yaş etkinlikleri, Okul öncesi farklı sanat etkinlikleri, Okul öncesi sanat etkinlikleri, OÖ, Sanat etkinlikleri, Sanat etkinliklerinin faydaları, Snat etkinliği örnekleri,
Merhaba öğretmenler ve ebeveynler bu paylaşımımda gördüğünüz tüm etkinlikleri rahatlıkla çocuklara veya çocuğunuza yaptırabilirsiniz. Ana okullarında ve evlerde kolayca yapılacak etkinlikler paylaşacağım. Bildiğiniz gibi bu tür etkinlikler okul öncesi çocuğu için büyük bir yapı taşıdır. Çocukların öncelikle görsel estetiği ile birlikte yaratıcılığı gelişir. Ayrıca küçük çocuklarda uygulandığında ince motor gelişimleri açısından son derece önemlidir. Örneğin kalemle kağıt boyayan ve kağıtları parçalayan, sonra o kağıt parçalarını yapıştıran çocuğun parmak kasları ve elleri gelişir ve aktif kullanır. Göz koordinasyonları da güçlenir. İleri ki süreçte 4 yaşından sonra (makas kullanma yaşı) makas kullanırken zorlanmayacak ve aktif şekilde etkinlik yapacaktır. Bu paylaşımda sanat etkinlikleri görselleri olacak. İleri ki yazılarımda ince motor becerileri ile ilgili (2-3 yaş çocukların yapacağı etkinlikler) ayrıca paylaşım yapacağım.

Sanat etkinliklerinin çocuklara kattığı gelişimsel faydalar:
  • Motor Becerileri,
  • Dil Gelişimi,
  • Karar Verme,
  • Görsel Öğrenme,
  • Yenilikçilik,
  • Kültürel Farkındalık,
  • Yaratıcılık,
  • Öz güven,
  • Bilişsel Gelişim,
  • Sosyal Gelişim.

Okul Öncesi Farklı Sanat Etkinlikleri (4-6 Yaş)

HAMİLELİKTE KİLO ALIMI

Gebelikte kilo kontrolü ve hamilelikte kilo alım çizelgesi.
GEBELİKTE KİLO KONTROLÜ
Sevgili anne adayları bugünkü yazımda gebelikte kilo kontrolü ve hamilelikte kilo alımı üzerine paylaşım yapacağım. 40 hafta süren ve zorlu ama güzel olan bu süreci siz anne adayları da her anne adayı gibi sorunsuz geçirmek istersiniz. Hem sizin hem de bebeğiniz için oldukça önemli olan bu süreçte önemli bir konu olan kilo alımı konusuna değineceğim. Kilo alımı konusu anne adayı ve bebek için yaşamsal öneme sahiptir. Kim istemez ki bebeğinin sağlıklı doğmasını? Hepimiz isteriz.

Hamilelikte kilo alımı konusunda önemli olan bir diğer noktalardan biri de her gebe adayının kilo endeks oranının farklı olmasıdır. Uzmanlarca standart görülen toplam kilo ağırlığı 1-12,5 kg civarıdır. Ama her anne adayında bu kg tutmamaktadır. Bazı anne adaylarının boy ve kilo endeksine göre bu oran değişebilir. Ama ortalama oran budur. Konuda bu standart kilo üzerinden gideceğiz.

Öncelikle bildiğiniz gibi gebelik süreci 3 trimesterden oluşmaktadır. Uzmanlarca ideal olan kilo alımı ilk trimesterde haftalık 400 gr,ikinci trimesterde haftalık 250 gr,üçüncü trimesterde haftalık 400 gr kilo alımı en ideal olandır. Yani kaba taslak ilk 3 ayda yaklaşık 1600 veya 2000 gr almanız,ikinci 3 aylık dönemde yaklaşık 1 veya 1,5 kilo almanız ,üçüncü trimesterde ise yine 1600-2000 gr almanız gerekir. Standart bir bebeğin kilosunu da 3,500 kg sayarsak ve plensenta ,amniyon suyu gibi ağırlıklarla birlikte toplam 11-12 kg civarına varmaktadır.

Şimdi bu durumu size çizelge şeklinde anlatacağım.

Bu çizelge normal boy ve kiloya sahip bir insanın ortalamasıdır. Eğer çok kilolu iseniz tablodakinden daha az ,çok zayıfsanız tablodakinden biraz fazla kilo almanız gerekmektedir.

KİLO TABLOSU KİLO ARTIŞ
BAŞLANGIÇ 60 kg 0,0 kg
1.AY 60,5 kg 0,5 kg
2.AY 61 kg 0,5 kg
3.AY 61,5 kg 0,5 kg
4.AY 62 kg 0,5 kg
5.AY 62,5 kg 0,5 kg
6.AY 63,25 kg 0,75 kg
7.AY 64,25 kg 1 kg
8.AY 65,25 kg 1 kg
9.AY 66,50 kg 1,25 kg
TOPLAM 6,5 kg

Geriye kalan kısmı ise standart bir bebeğin kilosu ile 3,500 gr artı 700 gram plesanta ve 1,5 kilogram amniyon sıvısı ile ortalamaları ile toplam anne kilosu ile birlikte 12 kilo 200 gr olmaktadır.