SON YAYINLAR
latest
GE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

BEBEKLERİN KAFASINDAKİ KONAK NASIL GEÇER?

Bebeklerde konak, Bebeklerde konak ne zaman geçer?, Bebeklerin kafasındaki konak nasıl geçer?, GE, Konak belirtileri, Konak neden oluşur?, Saç derisinde pullanma, Yenidoğan konak,
BEBEKLERDE KONAK
Konak Nedir? Bebeklerde Konak Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir?
Yeni doğan bebeklerin başında,saç derisinde pullanma olarak görülen konak endişe edilecek bir hastalık değildir. Anne ve babalar konak oluştuğu zaman bebeklerine iyi bakmadıklarını, temizliğini iyi yapmadıklarını düşünürler. Ama yenidoğan konak bakım eksikliği, yanlış temizlik gibi sebeplerle oluşmaz. Tıbben konak oluşumunun uzmanlar tarafında kabul görmüş nedeni hormonal faktörlerdir.

Öncelikle konak bebeklerin kafa derisinde kahverengi kabuklaşmanın olması ile görülür. Tıbben konağın oluşma nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genetik faktörler, alerjik yatkınlık, bebeğin anneden aldığı hormonlar, annenin beslenmesi gibi faktörler konak oluşumuna sebebiyet verebilmektedir. Bebeğin anneden almış olduğu hormonlar bebeğin yağ üreten bezlerinin aşırı derecede çalışmasına neden olabilmektedir. Bu da bebekte konak sorununu tetikleyebilmektedir.

Bebeklerde konak özellikle yağ bezlerinin aşırı çalışması ve yenidoğan bebeğin cildinde keratin tabakasının henüz gelişmemesi sonucu meydana gelir. Genellikle bu sorun bebek 3-6 aylık olduğunda ortadan kaybolur. Korkulacak bir durum olmadığı gibi konak kendi kendine de geçebilmektedir.Ayrıca bebeğe rahatsızlık ya da acı da vermez.

Sevgili ebeveynler bebeğinizde konak olup olmadığını kolaylıkla anlayabilirsiniz. Konak oluşmuş bir kafada saç derisine pullanma ve bununla birlikte deride pul pul döküntüler vardır. Bu döküntüler genellikle sarı ya da kahverengi görünümünde kepek gibidir. Buna ek olarak ciltte hafif kızarıklık vardır ve pul pul olmuş kısımda aşırı yağlanma da görülür.


Bebeklerde konak yaygın bir cilt sorunudur. Yenidoğan konak tıpta seboreik dermatit olarak da geçmektedir. Kafa derisinde oluşan bu kabuklaşma bazen alın bölgesine ve vücudun diğer bölümlerine de yayılabilir ve döküntüye yol açabilir. Ama genelde saçlı deride görülür. Bunun dışında bebeğin kulakları, kaşları, kirpikleri ve hatta koltuk altında bile görülebilir.

Bebeklerde Konak Ne Zaman Geçer?
Bu sorun genellikle bebekler bir kaç aylıkken ortaya çıkar ve en geç 2 yaşına yaklaşırken geçer. Çoğunlukla da 6 aya kadar veya 1 yaşına kadar kendiliğinden geçmiş olur. Genelde bebeği rahatsız eden bir durumu yoktur.
Eğer bebeğiniz konaktan dolayı kendini huzursuz hissediyorsa, kafa derisinden sıvı geliyorsa ve bu 5 güne kadar geçmiyorsa bu durumda hekiminizi arayıp danışmanız gerekir.

Bebekte Konak Sorunu İyileşmezse Ne Yapmak Gerekir?
Eğer bebeğinizdeki konak geçmiyorsa kafasında oluşan bir enfeksiyon durumu veya mantar olabilir. Eğer enfeksiyon durumu varsa ve konaklı yerlerde sıvı oluşumu gözleniyorsa hekime göstermeniz gerekir. Bu tür durumlarda da genellikle hekim tarafından bir krem önerilir. Özellikle kafasında ve vücudunda konak oluşumu olan bebeklerin bulunduğu ortamın da çok sıcak olmaması gerekir.
Bebeğinizde konak oluştuğunda aşağıdaki durumlar söz konusu ise bebeğinizi hekime gösterebilirsiniz.
  • Eğer bebeğinizde ilk kez konak sorunu ile karşılaşıyorsanız, bu durumda ilk olarak bebeğinizi hekime göstermeniz daha doğru olacaktır.
  • Konak sorununa yol açan enfeksiyon bebeğinizin saçlarında değil de başka bir yerinde ise,
  • Evde uyguladığınız konak tedavileri işe yaramadıysa ,
  • Deri döküntüleri geçmezse, daha da kötüleşirse ve vücudun diğer yerlerine dağılırsa,
  • Deri döküntülerinin bebeğinizde saç dökülmelerine ve kaşıntıya neden olması,
  • Bebeğin kafa derisinde veya konak oluşan bölgede enfeksiyonun ilerleyerek kızarıklık ve irin türü akıntıya neden olması,
  • Bebeğinizin bağışıklık sistemi zayıfsa,
  • Yaşanan enfeksiyonel durum bebeğinizin kilo almasını engelliyor veya yavaşlatıyorsa bu durumlarda doktorunuza danışmanızda fayda vardır.

Bebeklerin Kafasındaki Konak Nasıl Geçer?
Yenidoğan konak vakalarının çoğu için herhangi bir tedavi gerekmemektedir. Çoğu kendiliğinden geçmektedir. Ancak bir anne olarak siz de bebeğinizin kafa derisinde oluşan konak benzeri deri döküntülerini kolaylıkla temizleyebilirsiniz. Bunun için de öncelikle bebeğinizin saçlarını günde 1 defa şampuanla yıkayarak ve yıkama esnasında parmaklarınızla nazikçe masaj yaparak kafasındaki deri döküntülerini temizleyebilirsiniz. Yıkarken de yumuşak bir tarak veya fırça kullanmaya özen gösterin. Bu kafasını temizlemenizi kolaylaştırır.
Eğer bebeğinizin kafasındaki konağı temizlerken zorlanıyorsanız veya kolay gitmiyorsa az miktarda mineral yağı kullanabilirsiniz. Ancak zeytinyağı kullanmaktan kaçınmalısınız. Ardından yıkama sonrasında temiz yumuşak bir fırçayla bebeğinizin saçlarını tarayarak kafasındaki deri döküntülerini temizleyebilirsiniz.

Bebeğinizin saçlarını düzenli olarak şampuanlamanız fayda etmediyse bebeğinizin hekimine danışmanızda fayda vardır. Hekiminiz size reçetesiz bir ilaç veya kepek şampuanı verebilir. Aslında bu şampuanlar kepek ve konak gibi sorunlar için özel olarak yapılmıştır ve içlerinde salisilik asit, kömür katranı,çinko,selenyum ve ketokonazol gibi maddeler bulunur. Bu maddeler de bebeğinizin kafasındaki deri döküntülerini tedavi etmeye yardımcı olmaktadır. Günümüzde bu şampuanların daha güçlü formlar da vardır  ama bunlar reçeteli olarak verilmektedir. Bebeğinizde oluşan bu konak sorunu  bir defa gittikten sonra tekrar çıkabilir bu ihtimali de vardır. Bu sebeple zaman zaman bebeğinizin saç derisini ve saçlarını kontrol etmenizde fayda vardır.


Bebeklerde Konak Nasıl Temizlenir?
Bebeğin cildinin konaktan temizlenmesi için yapılacaklar:
  • Bebeğinizi yıkamadan önce ısıtılmış olan zeytinyağı ile başını ovun ve yarım saat boyunca  bebeğinizin başında zeytinyağını bekletin.
  • Zeytinyağı sayesinde bebeğinizin saç derisi yumuşayacaktır. Ardından bebek tarağı ile saçlarını yavaşça tarayın ve pulların dökülmesini sağlayın. Sonrasında bebeğinizin banyosunu yaptırabilirsiniz.
  • Konak için zeytinyağı yerine bebe yağı da kullanabilirsiniz.
  • Bu konuda bir başka yöntem de karbonat ve zeytinyağı ya da karbonatlı su karışımıdır. Bebeğinizin başına bu karışımı sürün ve yukarıda anlatılan işlemleri yapın.
  • İlk uygulamadan sonra konağın hemen ortadan kaybolmasını beklemeyin. Bu uygulamalardan yapılan birkaç tekrarda bebekte oluşan konak ancak temizlenecektir.
  • İsterseniz konak temizliği için kullanılan şampuanları temin ederek de bebeğinizin derisini konaktan arındırabilirsiniz.
  • Banyo esnasında bebeğinizin kafa derisini yumuşatmadan konak temizliği yapmayın. Eğer direk konakları temizlemeye kalkarsanız yapacağınız bu hareket zaten hassas olan kafa derisine daha çok zarar verecek ve bebeğinizin canını yakacaktır.
  • Kafada pul pul olmuş deriyi kesinlikle kazımayın.
  • Bebeğinizin saçında tarak kullanırken yavaş hareket edin. Bunun için bebek tarağı ya da yumuşak bir fırça kullanmaya özen gösterin.
  • Konak geçene kadar bebeğinizi her gün rahatlıkla yıkayabilirsiniz. Eğer pullanma azalırsa ya da konak temizlenirse banyo sayısını haftada 2-3 sefere düşürebilirsiniz.
  • Özellikle konak önleyici şampuanları kullanmaya özen gösterin. Bunun için de doktorunuza danışmayı unutmayın.

Bebeklerde Konak İçin Evde Uygulayabileceğiniz Doğal Tedaviler
Bebeğinizdeki konak sorununun tedavisi için evde aşağıdaki doğal çözümleri uygulamayı deneyebilirsiniz.
  • Bebeğin kafa derisindeki kabuklar bebek yağıyla ovularak yumuşatılabilir. Yumuşattıktan sonra da bebek yağı kafada en fazla 24 saate kadar bekletilmelidir. Sonra yine arkaya doğru ovma yaparak yumuşayan kabuklar kabartın. Kabaran bu kabukları bol suyla yıkayarak tamamen deriden atabilirsiniz.
  • Öncelikle konağın iyileşmesi için konak görülen yerlerin sık sık yıkanması ve bebeğe banyo yaptırılması gerekir.
  • Bebeğinizin saçlarını bol bol şampuanlayın. Çünkü şampuanlama bebeklerdeki konak sorununun çözümünde en etkili yoldur. Kafasını düzenli ve iyi bir şekilde şampuanladığınızda bebeğinizin saçlarındaki döküntüleri iyi temizleyebilir ve yok edebilirsiniz.
  • Konak için hindistan cevizi yağı da kullanabilirsiniz. Bebeğiniz saçlarına gece vakti biraz hindistan cevizi yağı dökün ve sabah bebeğinizin saç fırçasıyla tarayarak kafasındaki deri döküntülerini atın.
  • Bebeğinizin saçlarındaki deri döküntülerini daha etkin temizlemek için ince dişli bir tarak kullanmalısınız. Ancak bunu kullanırken beraberinde biraz da yağ kullanın. Ancak bu şekilde kafasındaki deri döküntülerini daha kolay ve hızlı söküp atabilirsiniz.
  • Ayrıca bu rahatsızlık için shea yağı kullanabilirsiniz. Bebeğinizde oluşan konak sorunu için bir de shea yağını deneyebilirsiniz. Uygularken biraz shea yağını saçlarına döktükten sonra tarakla yavaşça tarayarak döküntüleri atın. Faydasını göreceksinizdir.

BEBEKLERDE AĞIZ KOKUSU

Bebeklerde ağız kokusu neden olur ve nasıl geçer?
BEBEKLERDE AĞIZ KOKUSU NEDEN OLUR?
Genellikle bebeklerde ağız kokusu, yaygın olarak görülen,çoğu zaman normal karşılanan ve çok önemsenmeyen durumlar arasında yer almaktadır. Bunun dışında sağlık açısından bebeklerde görülen ağız kokusu birtakım hastalıkların habercisi olabileceği gibi, çok ciddi olmayan bazı gerekçelere bağlı olarak da ortaya çıkabilmektedir. Eğer bebeğinizde gözlemlediğiniz bu türden bir şikayetiniz varsa endişeye kapılmadan sebebini araştırmalı veya gerekli önlemleri almalısınız.

Bebeklerde ilk doğduğu andan itibaren rastlanan ağız kokusu çok farklı sebeplerden kaynaklanıyor olabilir. Bunların başında gelen nedenlerden biri de; minik bedenlere sahip olan çocukların mide ve ağızlarının birbirine çok yakın olmasıdır. Bunun yanı sıra genellikle 6. aydan itibaren başlayan diş çıkarma evreleri de dönem dönem ağız kokusu yapabilmektedir.  Ayrıca yetişkinlerde olduğu gibi bebeklerde de yeterli ağız bakımının yapılmadığı, ağız içi hijyeninin tam anlamıyla sağlanamadığı durumlarda ağız kokusu sorunu yine ortaya çıkabilir. Bildiğiniz gibi ağız içinde yemek artıklarının birikmesi ve zamanla bozulmaya uğraması kötü bir kokunun oluşmasına neden olmaktadır. Yine bebeklerin yetişkinlere benzer biçimde uzun süre aç kalması ağızda kokuyla sonuçlanır. Özellikle de sık kusan bebeklerde ağızda kusmuk kalması da bir diğer sebeplerden biridir.

Ayrıca bebeklerde ağız kokusu, sıklıkla olmasa da böbrek, idrar yolları, gastrit, ülser ya da şekerle ilgili bazı hastalıkların habercisi de olabilir. Genellikle sıklıkla görülen geniz eti rahatsızlıkları çocuğunuzu ağızdan nefes almaya zorladığından koku oluşumuna sebep olan bir diğer neden olarak kabul edilmektedir. Bunun yanında geniz akıntılarının da aynı sonucu doğurması mümkün olan diğer nedenlerdendir.


BEBEKLERDE AĞIZ KOKUSU NASIL GEÇER?
Sevgili ebeveynler öncelikle bebeğinizde ortaya çıkan ağız kokusunu gidermek için bu kokunun nereden kaynaklandığını teşhis etmeniz gerekmektedir. Eğer sorunun, yukarıda saydığımız açlık, ağız temizliği eksikliği gibi basit sebeplere bağlı olduğunu düşünmüyorsanız o zaman mutlaka bir uzman hekimden destek almanız gerekmektedir.

Ayrıca bebeğinizde süreklilik arz eden, ne yaparsanız yapın geçmek bilmeyen ağız kokuları için hekiminize başvurun. Hekim tarafından sorunun kaynağı tespit edildikten sonra gerekli tedavi yöntemini uygulayarak bu problemi ortadan kaldırabilirsiniz.

Bebeklerde Ağız Kokusu Olmaması İçin Alınabilecek Önlemler
Bebeklerde ağız kokusunu gidermek için alabileceğiniz birtakım önlemler bulunmaktadır. Bunların en  başında gelen ağız bakımını ihmal etmemeniz gerekir. Eğer çocuğunuzun yaşı uygunsa ve çocuğunuzun dişlerini fırçalayamıyorsanız bile günde en az bir ya da iki defa ağzını suyla çalkalamaya çalışın.

Ayrıca ev yapımı yoğurt da bebeğin(ek gıdaya geçen bebekler için ) ağız kokusunu gidermek için etkili bir yöntem olarak bilinmektedir. Bebeğinizin yeterince su içtiğinden emin olun. Bildiğiniz gibi az su içmek kimi zaman ağız kokusuyla sonuçlanabilir.

Ek olarak bebeğinizin yaşı uygunsa ağız kokusunu yok etmek için bebek ağız bakım ürünlerinden de faydalanabilirsiniz. Fakat bu türden ürünleri kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışın.

BEBEKLERDE BURUN TIKANIKLIĞI VE HIRILTIYA DOĞAL ÇÖZÜMLER

Bebek okyanus suyu, Bebeklerde burun tikanikligi hirilti, Burun spreyi bebek, Bebek burun spreyi, Burun temizleme bebek, Bebeklerde burun tıkanıklığı, Bebek burun spreyi, GE,
Nefes almasını engelleyen tıkalı bir burun bebeğiniz için rahatsız edici olabilir, beslenmesini olumsuz yönde etkiler ve iyi uyumasını da engeller. Nefes alma güçlüğünün yanı sıra bebeklerde burun tıkanıklığı hırıltı ile kendini belli eder.

Endişe verici olsa da küçük çocuklarda bağışıklık sistemi hala gelişmekte olduğundan soğuk algınlığı yaygın görülür. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre çocuklar yetişkinlerden daha sık soğuk algınlığı geçiriyor. Belirtileri arasında ise kanalları tıkalı veya akan bir burun, hapşırma ve yüksek ateş yer alıyor.

BEBEĞİNİZİN BURUN TIKANIKLIĞI VEYA HIRILTISINI GİDERMEK İÇİN EVDE UYGULAYABİLECEĞİNİZ ÇÖZÜM YOLLARI

1. TUZLU SU
Bebeğiniz altı aylıktan küçükse her bir burun deliğine birkaç damla maden tuzu koymayı deneyin. Daha sonra mukusu çıkarmak için bir şırınga kullanabilirsiniz (şırınganın ucundaki iğne çıkarılmış olmalı!). Evde uygulayabileceğiniz bu basit çözüm yolu bebeğinizin daha rahat hissetmesine yardımcı olur ve burnundaki mukusu incelterek çözer. Bu yöntem her yaştan bebek için uygundur.

2. SERT MUKUSLARIN ÇIKARILMASI
Bebeğinizin burnunun kabarık veya yapışkan göründüğünü fark edebilirsiniz, bunun önüne geçmek için burnundaki sert tabakaları almanız şarttır. Bunu da pamuk ve ılık suyla temizleyerek yapabilirsiniz.

3. BANYODA BİRLİKTE ZAMAN GEÇİRİN
Eğer bir buharlaştırıcı almak istemiyorsanız bebeğinizle birlikte birkaç dakika buharlı bir banyoda oturmak da aynı derecede iyi gelecektir. Bu buharlı sıcak ortam burnundaki mukusu yumuşatarak temizlemenizi kolaylaştıracaktır.

4. BEBEĞİNİZİ NEMLİ TUTUN
Nem burundaki mukusu (sümüğü) inceltir. Bebeğiniz beslenirken isteksiz ise tıkanıklığı gidermek için yukarıdaki madem tuzu yöntemini kullanın.

5. BEBEĞİNİZİ DİK TUTUN
Bebeğinizi yatırmak yerine oturmaya teşvik edin bu sayede mukusun boşalması kolaylaşacaktır. Bebeğinizi arabasının koltuğuna oturtmaya teşvik edin, bu şekilde uyurken ona göz kulak olun.


BEBEĞİMİN BURUN TIKANIKLIĞINI NASIL TEDAVİ EDERİM ?

Bebeklerde burun tıkanıklığı bazı istisnalar dışında ciddi bir durum değildir. Genellikle bebeklerin burun tıkanıklığı bir hafta içinde kendiliğinden açılır, ancak geçen zamana rağmen burun delikleri açılmıyorsa hava yollarını temizlemeye yardımcı olacak birçok ürün vardır. Mukusunu burnundan almak için tuzlu su içeren bebek okyanus suyu (burun damlaları), bebek burun spreyi veya bir bebek mukus emme aleti kullanabilirsiniz. Bebeğinizin tıkalı olan burnu 1 haftaya yakın bir süre açılmz ise veya burun delikleri açılmasına rağmen emme işleminden sonra nefes almada hala problemler yaşıyor ise doktorunuzu ziyaret edin.

BEBEĞİMİN BURNU TIKALIYKEN GECE DAHA RAHAT UYUYABİLMESİNİ NASIL SAĞLARIM ?

Bildiğiniz gibi üşüttüğünüzde yatarken durum çok daha zor bir hale gelebilir, bu bebeğiniz için de aynıdır. Gündüz uykuları sırasında mukusun boşalmasına yardımcı olmak için mümkün olduğu kadar bebeği dik tutmaya çalışın. Eğer yapabilirseniz bebeğinizi arabasının koltuğunda ya da salıncakta uyumaya teşvik edin.

Ayrıca uyurken başını hafifçe yükseltmek isteyebilirsiniz çünkü bu nefes almayı kolaylaştıracak bir işlemdir. Küçük bir havluyu katlayın ve bebeğinizin yatağının altına yerleştirerek baş kısmının biraz daha yukarıda kalmasını sağlayın. Ancak tüm bunları yaparken bebeğinize göz kulak olduğunuzdan emin olun.

BEBEĞİMİN BURUN TIKANIKLIĞI İÇİN DOKTORA GİTMEM GEREKİR Mİ ?

Soğuk algınlığı normalde ciddi bir durum olmasa da aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz doktora gitmelisiniz:
  • Üç hafta oldu fakat soğuk algınlığı hala geçmedi.
  • Üç yaşın altındaki çocuğunuz 38 derece sıcaklığa veya 3-6 aylık bebeğiniz 39 derece vücut sıcaklığına sahip.
  • Çocuğunuz nefes almakta zorlanıyor.
  • Kan tükürüyor.
  • Süreklilik gösteren bir boğaz ağrısı var.
  • Durumu daha kötüye gidiyor gibi görünüyor.

KOLİK BEBEK NEDENLERİ, BELİRTİ VE TEDAVİSİ

Kolik sancısı, Kolik bebek, Kolik tedavisi, Kolik gaz sancısı, Kolik bebeğe ne iyi gelir?, Kolik bebek tedavisi, Kolik bebek nasıl sakinleşir?, Bebeklerde kolik sorununa çözüm, GE,
Bazı bebekler kolik doğar, bunun için elimizde sihirli bir değnek yoktur. Ancak durumla başa çıkmak için atabileceğiniz adımlar vardır. Bu makalede kolik belirtileri ve denemeye değer tedavi yolları hakkında bilmeniz gereken her şeye göz atarken "Kolik bebeğe ne iyi gelir?, Kolik bebek nasıl sakinleşir?" gibi sorularınızı yanıtlayacak ve bebeklerde kolik sorununa çözüm bulmanızı sağlayacağız.

KOLİK NEDİR?
Kolik genel olarak sağlıklı ve iyi bakılan bir bebeğin günde en az üç saat, haftada en az üç gün boyunca aşırı derecede ve teselli edilemez ağlamaların tekrarlanan bölümleri olarak tanımlar. Kolik, bebeğinizin yaşamının ilk üç ayında ortaya çıkma eğilimindedir ve genellikle öğleden sonra veya akşamları kendini gösterir. Bebeklerin neredeyse yarısı kolikten muzdariptir ancak bu kadar yaygın bir durum olmasına rağmen bilinen kesin bir nedeni olmadığından tek ve net bir tedavisi de yoktur.

Kolik belirtilerinin birçoğu mide rahatsızlığına işaret ediyor bu yüzden bazı uzmanlar koliklerin reflü ile ilgili (midedekiler yemek borusuna geri dönüyor) olabileceğini söylüyorlar. Kolik aynı zamanda süt-protein alerjisi, laktoza karşı hassaslık ve rüzgâr ile de ilişkilendirilmektedir. Birçok uzman kolik sorununun bazı durumlarda mide rahatsızlığı (reflü) yerine stres ile ilişkili olabileceği konusunda da hemfikirdir.

KOLİK BELİRTİLERİ NELERDİR?
Belirtiler bebekten bebekte değişiklik gösterse de, genel belirtiler aşağıdaki gibidir:
  • Bebeğin acı çekiyor gibi ağlaması
  • Aniden başlayıp duran ağlama atakları
  • Ağlarken yumrukların sıkılıp, bacakların kitlenmesi ve gergin bir mide
Kolikten muzdarip bir bebek, rutin konfor önlemleriyle teselli edilemez.

FARKLI KOLİK TÜRLERİ VAR MIDIR?
Yüzlerce bebek üzerinde çalışan bazı uzmanlar her birinin kendine özgü semptom ve nedenlere sahip olduğu dört farklı kolik türü olduğunu belirtti.

1) SİNDİRİM KAYNAKLI KOLİK
Küçük bir bebeğin sindirim sistemi tam olarak gelişmemiştir bu nedenle midesinde veya karnında ağrı hissedebilir. Bu kolik hakkındaki geleneksel tıbbi görüştür.

Aşağıdaki maddelere baktığınızda bu sizin bebeğinize benziyor mu?
  • Bebeğim rahatsız görünüyor ve beslenmesinden bir saat sonra ve özellikle akşamları çok ağlıyor.
  • Bazen dizlerini göğsüne kadar çekiyor.
  • Ağladığında bazen bir inilti gibi ses çıkartabiliyor.
  • Karnı gurulduyor ve oldukça sert görünüyor.
  • Uykusunda inleme ve kıvrılmalarını fark ettim.
  • Çoğu zaman ağlaması normal başlıyor ancak daha sonra git gide yükseliyor.
  • Geğirmesi çok uzun zaman alabiliyor ancak geğirdiği zaman ağzından çok fazla miktarda süt geri geliyor.
  • Kaka yapmadan hemen önce oldukça rahatsız görünüyor.

Sindirim kaynaklı koliğin tedavisi nasıldır?
Bebeğinizde sindirim kaynaklı kolik varsa dedektif gibi davranma zamanı geldi demektir. Bu durumun mide asidi seviyelerindeki dengesizlik, reflü veya süte dayanamama gibi birkaç olası nedeni olabilir. Muhtemel sebepleri elemek için olasılıkları gözden geçirin ve sorunu çözebilmek için harekete geçin.
  • İpuçlarına bakın: Bebeğinizde ishal, kabızlık, kötü kokulu kaka, beyaz bir dil veya bezinde aşırı döküntü var mı? Bunlardan herhangi birini tespit ederseniz ağlamasına neden olabilecek başka bir şey olup olmadığını görmek için doktorunuzla konuşun.
  • Dikkatli besleyin: Bebeğinizde sindirim kaynaklı kolik varsa her üç ila dört saatte bir uygulanacak şekilde bir beslenme düzeninden fayda görmesi olasıdır. Bebeğinizin yemeğini düzgün bir şekilde sindirebilmesi için öğünler arasında yeterli zaman olduğundan emin olun. Bebeğinizi beslemeden önce onu besleyerek yatıştırmak yerine sakinleştirmek daha iyi bir fikirdir. Aksi takdirde süt emerken yutacağı hava kolik semptomlarını daha kötü hale getirebilir.
  • Beslenme pozisyonunuzu kontrol edin: İster biberonla beslerken ister emzirirken olsun çenesinin yukarı doğru kaldırılması gerekir bu sayede çok fazla emmeden beslenebilir, rahat nefes alabilir ve yutabilir ve böylece daha az hava yutmuş olur.
  • Bir seferde tek göğsünüzü boşaltın: Eğer emziriyorsanız göğsünüzü değiştirmeden önce ilk göğsünüzün boşalmasına izin verin çünkü bir taraftan diğerine geçme sırasında bebek emzirme öncesinde gelen sütsü sıvıyı da emer. Bu sıvı protein ve şeker açısından yüksektir fakat yağ oranı düşüktür. Bu nedenle açlığı giderse de sindirim kaynaklı koliği olan bebeklerin midesini rahatsız eder.
  • Biberonla beslenirken ara ara kontrol edin: Biberonla besleniyorsanız yaşı için doğru boyutta bir biberon kullanıp kullanmadığınızı kontrol edin. Mamanın her zaman iyice karıştırıldığından ve doğru sıcaklıkta olduğundan emin olmak için her beslemeden önce kontrol etmek için bir dakikanızı ayırın.


2) FİZİKSEL KOLİK
Bazen hiçbir şeyin fiziksel koliğe neden olmuş olması gerekmez, bebeğiniz hala rahminizde sıkışık bir konumda olmanın etkilerini hissediyor olabilir. Genellikle boynunda, sırtında veya pelvisinde kas, iskelet veya eklem rahatsızlığı yaşıyor olabilir. Bu durum arkanıza yaslandığınız halde sırtınızda sizi rahatsız eden sabit bir ağrı olmasına benzer.

Aşağıdaki maddeler bebeğinizle uyuşuyor mu?
Yeni doğmuş bebeğim sürekli rahatsız görünüyor. Çok ağlıyor ama akşamları ağlaması daha da kötüleşiyor. Onu nasıl tuttuğumun önemi yok ama en azından sarılmam genellikle bir süre sonra onu teselli etmeye yardımcı oluyor.
Bebeğim kısa bir süre için kendi başına mutludur ve çoğunlukla iyi uyur. Ama uyandığında hemen ağlamaya başlar.
Solumasında bir sorun yok ve kakaları normal. Bazen besledikten sonra birazını çıkarır ama yediğinin tamamını kusmaz.
Onu omzuma dolaştırırsam kamburunu çıkartır ve sinirlenir.
Onu karnının üzerine koyduğum an ağlamaya başlıyor.

Fiziksel kolik nasıl tedavi edilir?
Bebeğinizin fiziksel kolik olduğunu düşünüyorsanız, vücudunu nazikçe germek her şeyin tekrar hizalanmasına ve daha rahat hissetmesine yardımcı olabilir.
  • Yumuşak hareketler: Bebeğinizi yavaşça ve nazikçe hareket ettirin.
  • Üst vücudu germe: Bebeğinizi kollarını tamamen açık halde sırtüstü yatırın. Alkışlamak için ellerini yavaşça bir araya getirin, sonra tekrar açın. Ardından kollarını vücudunun üzerinden çarprazlama uzatın (sanki kendi kendini kucaklıyormuş gibi) daha sonra kollarını açın. Sonunda iki kolu da başının üzerine kaldırın ve tekrar aşağı indirin.
  • Alt vücudu germe: Bebeğinizi sırt üstü uzatın. Ayak bileklerini iki elinizle tutarak bacaklarını hafifçe kaldırın, ayak tabanı hafifçe yükselirken omuzlarını yerde tutun. İndirin ve tekrarlayın. Sonra ayaklarını tutarak yavaşça dizlerini bükün ve dizlerinin dışarı doğru düşmesine izin vererek ayak tabanlarını birbirine çırpın. Tekrar edin.
  • Şimdi bacaklarını dizlerinin hemen altında tutun ve dizlerini bir araya getirip karnına doğru eğin. Birkaç tekrardan sonra bir bacağını düz bir şekilde yere bastırın sonra diğerini bükün ve dizini ters taraftaki omzuna doğru getirin. Birkaç kez tekrarlayın.
  • Bebek masajı: Fiziksel rahatsızlıklara yardımcı olması yönüyle harika bir yöntemdir.

3) ZİHİNSEL KOLİK
Aşırı uyarılmış bir bebek başa çıkması gerektiği çok fazla şey olduğunda üzülebilir. Bu özellikle ilk aydan sonra atik, dikkatli ve çok zeki olan bebeklerle daha fazla oluyor gibi görünmekte.

Aşağıdaki sizin bebeğinize benziyor mu?
  • Bir aylık bebeğim özellikle geceleri görünürde bir neden olmamasına rağmen sık sık ağlıyor.
  • Onu yormak için birçok aktivite yapsak bile bir seferde sadece 20 dakika kadar uyuyor, uzun süre uyumuyor, uyanırsa da hemen ağlamaya başlıyor.
  • Çamaşır makinesi, fön makinesi gibi ses çıkaran aletler çalıştığında susuyor ya da rahatlayıp uyuyor.
  • İlk birkaç haftada böyle değildi ama şimdi ağladığında sakinleştirmesi çok zor oluyor.
Zihinsel kolik olan bebeğinize nasıl yardımcı olabilirsiniz?
Zihinsel kolikli bir bebeği yatıştırmak tamamen bu çılgın yeni dünyaya uyum sağlamasını kolaylaştırmakla ilgilidir.

Sesler çalın: Mırıltıya benzeyen, rahminizde duyduklarına benzer sürekliliği olan bir gürültü zihinsel kolik olan bebeğinizi rahatlatır.

4) DUYGUSAL KOLİK
Bazen bu tür bir kolik için gerçek bir sebep görmek zordur. Bu yeni dünyada kendinden emin hissetmiyor ve sizden her şeyin yolunda olduğuna dair güvence ihtiyacı hissediyor olabilir. Ya da mümkün olan en iyi işi yapmaktan endişe ediyorsanız veya ağlaması sizi üzüyorsa duygularınızı algılıyor ve daha fazla ilgi için ağlıyor olabilir.

Aşağıdakiler bebeğinizle ne kadar uyuşuyor?
Bebeğim en kötü anda, yorgun olduğum günün sonunda veya banyoya girmek üzereyken ağlar.
Bazen ne istediğini bilmediğimi hissediyorum, bu yüzden de üzülüyorum.
Ağlama uzun bir süre devam eder ve bebeğim kendini büker.
En ufak bir gürültü bile onu uyandırdığı için yorgun hissediyorum.
Yapmakta olduğum şeyi bırakıp onunla ilgilenirsem mutlu olur ancak bıraktığım an sinirlenmeye başlar.

Duygusal kolik bebeğinize nasıl yardım edebilirsiniz?
En etkili tedavi aslında bebek değil de sizin içindir. Kendinizden ne kadar emin olur ve güvende hissederseniz bebeğiniz de kadar rahatlar.
  • Olumlu olun: Harika bir iş çıkarıyorsunuz! Sezgilerinizi dinleyin ve yeni annelerin işleri rayına oturtması için endişelenmesinin normal olduğunu unutmayın.
  • Biraz zaman ayırın: Bebeğiniz kolik bir akşam geçirirken, dışarıda kısa bir yürüyüş yaparken eşinizin 10 dakikalığına bebekle baş başa kalıp ilgilenmesine izin verin. Daha iyi ve dinlenmiş bir zihin ile geri döneceksiniz bu da onun sakinleşmesine yardım edecektir.
  • Bebeğinizi kundaklayın: Aşırı hassas bir bebeğin kundaklanması rahim benzeri sınırların bilinmesi sayesinde bir güvenlik hissi yaratabilir ve bu güvence onun sakinleşmesine yardımcı olabilir.

KOLİK NE KADAR SÜRER?
Çoğu durumda kolik sadece birkaç ay sürer ve bebeğiniz dört ila altı aylık olduğunda durulur.

KOLİK BEBEĞİME ZARAR VERİR Mİ?
Bebeğiniz acı çekiyor gibi görünebilir ancak vücudu zarar görmez. Aslında kolik bebeğinizden ziyade sizin için daha streslidir. Olabildiğince sakin olmanız ve bunun sizden kaynaklanmadığını bilmeniz önemlidir.

BEBEKLERİN PİŞİĞİNE NE İYİ GELİR?

Bebeklerin pişiğine ne iyi gelir,bebeklerin pişik nedenleri ve tedavi yöntemleri.
Sevgili anneler 'Bebeklerde Pişik' adlı yazımda pişik nedenlerini ve nasıl geçeceğini yazmıştım. Bu yazımda ise 'bebeklerin pişiğine ne iyi gelir? 'bunu yazacağım. Burada size sunacağım yöntem ve ürünler bebekler üzerinde birebir denenmiş ve bir çok anne tarafından önerilen ürünlerdir. Şu unutulmamalıdır ki,her bebeğin cilt yapısı,hassaslığı ve alerjik reaksiyonu değişkendir. Siz de bu ürünleri deneyip göreceksiniz.
Pişik nedir ve neden oluşur?kısaca tekrar hatırlayalım. Genellikle daha çok bez kullanmakta olan bebeklerde ve yine bez kullanmak durumunda kalan yaşlılarda da sıklıkla karşılaşılan bir cilt sorunudur. Pişik bez bağlanan bölgelerde, kasık ve kalçada oluşur. Ayrıca pişik önlenebilir bir cilt hastalığıdır. Ama hassas cilde sahip olan bebek ya da erişkinlerde görülme sıklığı daha fazladır. Bilindiği gibi hassas olan ciltler idrar, sıcaklık gibi durumlardan daha fazla etkilenmektedir. Bazı bebeklerin idrarları da daha asitli olmakla birlikte ciltte sık sık pişiğin oluşmasına neden olmaktadır.

Şimdi bebeklerin pişiğine ne iyi gelir? bakalım :)

Anne Sütü
İlk seçenek anne sütü! Bebeğin hem hayat kaynağı,hem de mucizevi bir besin olan anne sütünde yapılan çalışmalara göre anne sütünün pişik olan bölgeye uygulanması, diğer tedavi yöntemlerine göre çok daha başarılı sonuçlar vermiştir. Çalışmada bu uygulama 141 bebek üzerinde denenmiştir. Çalışma sonucunda ise anne sütü en az merhem kadar etkili bir sonuç vermiştir.

Nergis ve Aloe Vera
Yine bir araştırmada bebeklerde oluşan pişikler için nergis ve aloe vera tedavisi uygulanmış. Bebekler üzerinde uygulanan her iki bitkinin de oldukça etkili sonuçlar verdiği ortaya çıkmıştır.

Güvercin Ağacı (Kış Çiçeği)

Çiçekli bir bitki olan güvercin ağacı da pişik tedavisinde kullanılmıştır. Yapılan çalışmalarda pişik için güvercin ağacı ile yapılan bir merhem uygulanarak bebeklerde pişiğe yardımcı olduğu gözlenmiştir. Bu çalışma 309 bebek üzerinde denenmiş ve güzel sonuçlar vermiştir.

Pudra
Bebekler ve yetişkinlerin pişik tedavisi için en yaygın yöntemlerden birisi de bebek pişik pudrasıdır. Bu pudraları eczanelerden reçetesiz olarak kolaylıkla temin edebilirsiniz. Pudralar mısır nişastasından yapılmaktadır. Bebeklerde pişik tedavisi için kullanılan pişik pudraları, pişik olan bölgeyi kurutarak, oluşan kızarıklıkların ve tahrişin geçmesinde büyük bir etkiye sahiptir. Pişikli bölgeye uygulanan pudra ,o bölgedeki ovuşturma ve sürtünmeyi ortadan kaldıracağından pişiğin iyileşmesine büyük olanak sağlar.


Killi Şampuan

Killi şampuan için de yine çalışmalar yapılmış olup çalışma sonucunda bebeklerde görülen pişiklerin tedavisi adına etkili sonuçlar alınmıştır. Hatta bazı bilgilere göre nergisten daha etkili olduğu belirtilmiştir.

Anti-Mantar Kremleri
Önceki yazımda da belirttiğim gibi pişik sebeplerinin arasında mantar enfeksiyonu da bulunmaktadır.  Bebeklerdeki ikincil mantarlar genellikle açık kırmızı renge sahiptir ve ciltte kırışıklıklara sebep olabilir. Eğer bunlara benzer bir belirti var ise öncelikle en yakın sağlık kuruluşuna giderek bebeğinizin bir doktor veya hemşire tarafından muayene edilmesini talep etmelisiniz. Teşhis sonucu eğer mantar ise, anti-mantar kremini eczanelerden reçetesiz olarak temin edebilir ve pişik olan bölgeye sürerek, enfeksiyonun temizlenmesini sağlayabilirsiniz.

Zeytinyağı
Bebeklerin pişik tedavisi için özellikle çiğ zeytinyağı tercih edilmelidir. Pişikli bölgeye masaj yaparak uygulamak kısa sürede pişiğin geçmesini sağlayabilir.

Vazelin
Vazelin nemlendirici özelliği olan bir merhemdir. Pişiği giderme özelliğinin yanında bir çok cilt hastalıklarının tedavisinde de kullanılır. Eğer vazelini mısır nişastasıyla uygularsanız daha çabuk sonuç almanız da mümkün olur.

Lavanta Yağı
Lavanta yağı yine bebeklerde meydana gelen pişikler için kullanılan bir üründür. Uygulama sırasında bir damla olmak şartıyla günde sabah akşam masaj şeklinde pişikli bölgeye sürmeniz yeterli olacaktır. Eğer bebeğiniz hassas ciltli bir bebek ise lavanta yağını suda incelterek uygulamanız gerekir.

Hindistan Cevizi Yağı

Hindistan cevizi yağı da yine mucizevi yağlardan biridir. Pişikli bölgeye düzenli olarak hindistan cevizi yağını 3-4 gün boyunca günde 2 kere uygulamak pişiği ortadan kaldırır.

Yoğurt
Eğer bebeğinizdeki pişik aşırı terleme ile oluşan bir pişik ise yoğurdu rahatlıkla kullanabilirsiniz. Yoğurdun içeriğindeki maddeler gereği yanan bölgeyi rahatlatacak ve soğutacaktır.

ÇOCUĞUNUZ GECE NEDEN UYANIYOR?

En iyi uyku saati, Gece sık uyanan bebek, Gece sık uyanan bebekler, 2 yaş sendromu uyku, Uyku saatleri, Gece sık uyanma, Çocuklarda uyku sorunu, GE, Ö,
Yeni yürümeye başlayan ve normalde geceleri sorunsuzca uyuyan küçük çocuklar geceleri uyumamaya başladığında bakımları aileler için daha zorlayıcı olabilir. Buna yürümeye başlayanlarda uyku gerilmesi denir ve bu sorun hem ebeveynleri hem de küçük çocukları yorgun düşürür.

Yeni yürümeye başlamış çocuklarınızı yatmadan önce yeterince ayakta tuttuğunuzdan emin olun ve onları mümkün olduğu kadar bir uyku düzeni içinde tutun. Hasta oldukları için veya diş çıkarmaya başladıkları için çocuğunuzun uykuları hepten kaçabilir. Bu yüzden diş çıkarma sürecini daha rahat atlatmak için vereceğimiz ipuçlarını deneyin.

Normal süper bir şekilde uyanın çocuğunuzun aniden gece baykuşuna dönüşmesine neden olan ufak belli başlı nedenler vardır, endişelenmeyin. Çocuğunuzun uyanmasının sebebi ne olursa olsun, bunun çok uzun sürmeyeceğinden emin olabilirsiniz. Sabırlı olur ve yöntemlerinizde tutarlı olursanız uyku düzenindeki bu küçük karışıklık çok yakında ortadan kalkacaktır. Gece uyanmalarının ortadan kalkmasına yardımcı olmak için neler yapabileceğinizi birkaç bölümle derledik.

ÇOCUĞUM GECELERİ NEDEN UYUMUYOR?

1) Aşırı Yorgunluk
Kulağınıza saçma geldiğini biliyorum ancak bebeğin aşırı derecede yorulması gece uykusunda büyük bozulmalara neden olabilir. Öğleden sonraları uyumayı reddeden veya çok geç yattığınız çocuklar yoruldukları için iyi bir gece uykusu almakta zorlanabilirler.

Ne Yapmalı?
Çocuğunuz biraz daha büyüdü diye kısa kestirmelere gerek kalmadığını veya daha geç yatmalarına izin verme zamanı geldiğini düşünmeyin, en önemli şeylerden biri de uyku saatleridir. Düzen, mükemmel uykunun sihirli anahtarıdır. Bu nedenle bebeğinizin düzenli uyku uyumasını, düzenli günlük aktivitelerde bulunmasını ve yatma zamanlarına uymasını sağlayın. İdeal olarak önerilen en iyi uyku saati akşam 7'den sonrasıdır.

2) Hayatındaki Değişiklikler
Yürümeye başlayan çocuklar için yıllar boyunca devam eden pek çok yeni ve heyecan verici şey vardır; Aileye katılan yeni bir bebek, yeni bir eve taşınmak, tuvalet eğitimi, kreşe gitmek vb. Maalesef aileler bunların çocuğun uykusu üzerinde büyüt etkilere sahip olduğunu anlamıyorlar.

Ne yapmalı?
Anahtar kelime "hazırlık". Yeni değişikliklerden önce çocuğunuzla konuşun. Kitap ve oyunları kullanarak değişen şeylerde nelerin farklı olabileceğini anlamalarına yardımcı olun. Sevgi ve güven duygusu ile zaman içinde çocuğunuz değişimlere alışacak ve sorun çözülecektir.

3) Ayrılma Korkusu
Bu sorun küçük çocuklarda sıklıkla ortaya çıkan ve sonraları kaybolan şeylerden biridir, biraz zaman, sabır ve güven duygusu aşılama ile kolayca üstesinden gelinebilir. Bu sorun genellikle hayatlarında bir değişiklik olduğunda ya da kabuslar görmeye veya gece korkuları yaşamaya başladıklarında ortaya çıkar.

Ne yapmalı?
Çocuğunuz odayı uyku saatlerinde veya yatak saatlerinde terk ederken ağlarsa, oturmuş hissetmelerine yardımcı olmak için her zaman ve tekrar tekrar onlara giderek güvence sunun. Sakinleşinceye kadar ellerini tutarken veya bir süre okşayarak yanlarında otururken onları yatağında veya yatağında tutmaya çalışın. Her gece, yatağından uzağa ve daha uzağa gitmeye başlayın, sonunda kapıdasınız, sonra koridordasınız. Etrafta olduklarını bilmelerine yardımcı olurken aynı zamanda yataklarında kendilerini güvende ve mutlu hissetmelerini sağlamanın nazik bir yolu.

4) Geceleri Çarpabilecekleri Şeyler
Bebek karyolasından yeni bir yatağa taşınan çocuklar genellikle yeni uyku alanlarıyla mücadele ederler bu yüzden onları geceleri sizi ziyaret ederken bulabilirsiniz. Bazı çocuklar yataktan bile düşebilirler çünkü uykularında hareket ettiklerinde yatağın kenarlarını sarmayalayan ve bebeği koruyan bebek karyolasının sağladığı güvenlik yoktur.

Ne yapmalı?
Çok küçük bir etkileşim ile çocuğunuzu yatağına geri yatırın, bunu yaparken 'Uyku zamanı, hadi yatağına geri dön' gibi sözler söyleyin, onu rahatlatın ve yerine geri yatırın ancak uyumalarını beklemeyin. Çünkü bu siz olmadan uyuyamayacakları ya da yardımsız uyumanın zor olduğu gibi anlamlar yaratabilir. Yataklarına her götürdüğünüzde tek başlarına uyuyabileceklerini anlatarak onlara güven verin.

Yataktan düşen çocuklarınızı korumak için biraz daha büyüyüp düşme olasılıkları ortadan kalkana kadar bir yatak muhafazası yaptırın.

5) Gece Korkuları ve Kabuslar
Küçük çocuğunuz 2 yaşına yaklaştığında onların küçük hayal güçleri fikirlerin yaratıldığı bir istasyona dönüşür. Hayal gücündeki bu harika gelişim oyunlarını mükemmel kılsa da geceleri sorunlar yaşamalarına neden olabilir! Canavar ve karanlık korkuları veya onları ürküten gölgelerin hepsi hayal gücünden besleniyor.

Ne yapmalı?
Gece korkuları ve kabuslar genellikle tutarlı bir süreçtir yani aniden kaybolmaz. Bu sorunu küçük çocuğunuzun odası için bir gece lambası alarak engellemeye başlayabilirsiniz. Daha önceleri zifiri karanlıkta da uyuyor olabilirler ancak hayal güçlerinin gelişmesi onlarda yeni kaygılar yaratır. Bu kaygıların ortadan kaldırılması gerekir bu nedenle bir süre düşük ışıkla uyumalarına izin verin. Ayrıca bu ışık gece çocuğunuz uyandığında da fazla korkmasının yada bir yerlere çarpmasının önüne geçecektir.

Korku ögeleri içeren aile veya komşularla olan sohbetlerinizi çocuğunuz varken yapmayın, çocuğunuz yan odada bile olsa sizin konuşmalarınıza kulak verebilir, bunları hayal gücüyle harmanlayarak kendisine yeni korku kaynakları yaratabilir. Aynı şekilde kesinlikle yaşına uygun olmayan filmleri çocuğunuzun yanında izlemeyin!

Yürümeye başlayan çocuğunuzun odasının sakin ve güvenli olduğunu hissetmesini sağlayın, gerekirse yatakların altlarını yada sallanan perdeleri kontrol edin. Onları “saçma” olarak adlandırarak çocuğunuzun herhangi bir canavar düşüncesini küçümsemeyin.

Kabuslardan muzdarip olan küçük çocuğunuzu yatağında tutmaya çalışın ve bolca kucaklayarak bunun sadece bir rüya olduğuna dair ona güven verin. Sakinleşip kendilerini güvende hissetmedikçe yanlarından ayrılmayın. Üzücü bir deneyim olsa da kabus görmeleri tamamen normaldir, endişelenmeyin.

6) Açlık
Geceleri uyanmaya başlayan çocuğunuzun bu sürecinin bir diğer nedeni ise açlık olabilir. Geceleri hissettiği açlık sancısı uykudan kalkmasına neden olabilir.

Ne yapmalı?
Tıpkı bebekler gibi, küçük çocuklar da büyüdüklerinde daha fazla beslenmeleri gerekir. Yürümeye başlayan çocuğunuzun düzenli sağlıklı atıştırmalıklarla zengin ve dengeli bir diyet ile beslendiğinden emin olun.

Yatma vakti geldiğinde bir bardak süt işinizi kolaylaştıracaktır, onları rahatlatır ve daha durgun hissetmelerini sağlar. Yatma vakti beslemesini veya biberonunu yakın zamanda kestiyseniz çocuğunuza biberon yerine bir bardak süt verin, böylece çocuğunuza büyümeye başladığını hissettirme konusunda aşama kaydetmiş olacaksınız.

7) Diş Çıkarma
Çocuğunuzun diş çıkarıyor olması geceleri uyanma nedenlerinden biri olabilir. Dikkat edilmesi gereken belirtiler kırmızı, hassas diş etleri, kızarık yanaklar, genel sinirlilik veya ağız sulanmasıdır.

Ne yapmalı?
Çocuğunuz diş çıkarma sorunlarından dolayı uyanırsa kendi kendilerine tekrar uyumalarını bekleyin. Eğer uyumaz ise sakinleştirmesi için ona sarılın veya okşayın. Bu sorunun önüne geçmek için diş çıkarma halkaları, diş çıkarma jelleri, Parasetamol veya İbuprofen (özellikle küçük dozu olan çocuklar için tasarlanmıştır) kullanılması önerilir.

YENİ EBEVEYNLER İÇİN REHBER

Bebek yıkama, Yenidoğan bakımı, Yenidoğan emzirme, Bebek bezi değiştirme, Yenidoğan banyosu, Göbek bağı, Göbek kordonu, Kordon, GE, Ö, Bebeğin gazını almak,
İLK KEZ EBEVEYN OLANLAR İÇİN REHBER
Hamilelik, ve doğum sürecinden geçtiniz, şimdi eve gidip bebeğinizle yeni hayatınıza başlamaya hazırsınız. Fakat eve döndüğünüzde ne yapacağınız hakkında hiçbir fikriniz yokmuş gibi hissedebilirsiniz!

Bu ipuçları ile ilk kez çocuk sahibi olanların bir yeni doğana bakma konusunda güvende hissetmelerine yardımcı olmayı amaçlıyorum.

DOĞUMDAN SONRA YARDIM ALMAK
Zor olabilecek bu süreçte çevrenizden yardım almayı düşünün. Hastanedeyken çevrenizdeki uzmanlarla konuşun. Birçok hastanede emzirmeye veya biberonla beslemeye başlamanıza yardımcı olabilecek beslenme uzmanları veya emzirme danışmanları vardır, hatta anneler için ücretsiz eğitim kursları bile bulunmaktadır. Hemşireler ayrıca bebeğinizi nasıl tutulacağınızı, göğüsten nasıl alacağınızı, altını nasıl değiştireceğinizi ve bakımını öğrenmeniz için harika birer kaynaktır.

Akrabalar ve arkadaşlarınız da genellikle size yardım etmek isteyecektir. Bazı şeylere katılmıyor olsanız bile onların deneyimlerini reddetmeyin. Hem yeni şeyler öğrenir, hem de endişelerinizden arınırsınız. Ancak konuk ziyaret etmekten çekiniyorsanız veya başka endişeleriniz varsa misafirlerinize kısıtlamalar koymaktan suçluluk duymayın.

YENİDOĞAN BAKIMI
Yenidoğanların etrafında çok fazla zaman geçirmediyseniz onların narinlikleri gözünüzü korkutabilir. Hatırlanması gereken birkaç temel nokta vardır:
  • Bebeğinize dokunmadan önce ellerinizi yıkayın (veya bir el temizleyici kullanın). Yeni doğanlar henüz güçlü bir bağışıklık sistemine sahip değildir, bu nedenle enfeksiyon riski vardır. Bebeğiniz ile temas eden herkesin temiz ellere sahip olduğundan emin olun.
  • Bebeğinizin başını ve boynunu destekleyin, onu taşırken yatırın ve bebeği dik tutarken ya da bebeğinizi yatırırken kafasını destekleyin.
  • Oyun oynarken bile olsa yenidoğan bebeğinizi asla sallamayın. Çalkalama beyinde kanamaya ve hatta ölüme neden olabilir (Dikkat, yeni doğanlar için geçerlidir, bu maddeye bakarak kendinizin yada çevrenizdekilerin yenidoğan sürecini atlatmış olan bebeğinizle oynamasından korkmayın). Bebeğinizi uyandırmanız gerekirse bunu sallayarak yapmayın. Sallamak yerine bebeğinizin ayaklarını gıdıklayın veya yanağına hafifçe üfleyin.
  • Bebeğinizin taşıyıcıya, bebek arabasına veya araba koltuğuna sıkıca tutturulduğundan emin olun. Çok sert olan veya kabarık olabilecek alanları sınırlandırın.
  • Yeni doğmuş bir bebeğin diz üzerinde sallanmak veya havaya fırlatılmak gibi zorlu oyunlara hazır olmadığını unutmayın.


BEBEĞİ YATIŞTIRMAK VE KUNDAKLAMA
Bebeğiniz ile aranızdaki bağın oluşmaya başlaması doğumdan sonraki ilk saat ve günlerde, ebeveynlerin bebekleriyle derin bir bağ kurduğu kundaklama boyunca gerçekleşir ve muhtemelen bebek bakımının en zevkli bölümlerinden biridir. Fiziksel yakınlık bu bağı daha da destekleyebilir.

Bebekler için kundaklanmak fiziksel büyüme gibi diğer alanlardaki gelişimlerini de etkileyen duygusal gelişimine de katkıda bulunur. Bu bağı kuvvetlendirmenin bir başka yolu da bebeğinize “aşık olmak” tır. Çocuklar hayatlarını koşulsuz olarak seven bir ebeveyn veya başka bir yetişkine sahip olmaktan mutlu olurlar ve bağlarını kuvvetlendirirler.

Bebeğinizi kucaklarken onu hafifçe okşayarak sizi daha iyi hissetmesini sağlayın. Hem siz hem de eşiniz yenidoğan bebeğinizi beslerken veya kucaklarken kendi cildinize yakın tutmaya ve "ten tene" temasta olma fırsatınızı kullanın (bu durum ileride çocuğunuzun sizden ayrılıp yere bile inmek istemeyeceği raddeye gelmemelidir, dengeyi siz kurmalısınız).

Bebekler özellikle de prematüre bebekler ve tıbbi sorunları olan bebekler, bebek masajına olumlu cevap verebilirler. Bazı masaj türleri bağ kurmayı geliştirebilir, bebeklerin büyümesine ve gelişmesine yardımcı olabilir. Birçok kitap ve video bebek masajını anlatmaktadır bu konuda doktorunuzdan önerilerde bulunmasını isteyebilirsiniz ancak dikkatli olun, bebekler yetişkinler kadar güçlü değildir bu nedenle bebeğinize masaj yaparken bunu hafifçe uygulamaya dikkat edin.

Bebekler genellikle konuşma, sesler çıkarma, şarkı söyleme gibi eylemleri severler. Bebeğiniz muhtemelen müzik dinlemeyi de sevecektir. Çıngıraklar ve müzikler bebeğinizin işitme duyusunu canlandırmanın diğer iyi yollarıdır. Bebeğinizin telaşlı olduğu durumlarda şarkı söylemeyi, şiirler ve tekerlemeler okumayı ya da bunlarına ona bir sandalyede sallarken uygulamayı deneyin.

Bazı bebekler alışılmadık bir şekilde dokunmaya, ışığa veya sese karşı hassas olabilir ve birileri konuştuğunda kolayca ürküp ağlayabilir, beklenenden daha az uyuyabilir veya şarkı söyleyip onunla konuşmaya çalışırken yüzlerini diğer tarafa çevirebilirler. Eğer bebeğinizde durum buysa, gürültü ve ışık seviyelerini biraz daha azaltın.

Bazı bebekler için ilk birkaç haftasında gerçekleşecek iyi bir kundaklama ebeveynlerin ilk kez öğrenmesi gereken rahatlatıcı bir tekniktir. Doğru bir kundaklama bacakların bir miktar hareket etmesine izin verirken bebeğin kollarını vücuduna daha yakın tutar. Kundaklama sadece bebeği sıcak tutmakla kalmaz, aynı zamanda çoğu yenidoğana güvende olduğu hissini vererek onları rahatlatır. Kundaklama aynı zamanda bebeği uyandıran ürkütücü reflekslerin de sınırlandırılmasına yardımcı olacaktır.

BEBEĞİ KUNDAKLARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Bebeğinizin kalçasının etrafını çok sıkı sarmadığınızdan emin olun. Kalça ve dizler hafifçe bükülmeli ve döndürülmelidir. Bebeğinizin çok sıkı sarılması, kalça displazisi olasılığını artırabilir.
Kundaklama sonrası bebeğinizin çok sıkı sarılmadığından emin olmak için bebeğinizin göğsü ile battaniye arasına elinizi sokacak kadar boşluk olduğundan emin olun. Bununla birlikte battaniyenin çözülebilecek kadar gevşek olmadığından da emin olmalısınız.
Bebekler 2-3 aylık olduktan sonra kundaklanmaları tavsiye edilmemektedir çünkü kundaklama sırasında daha aktif olacaklardır ve kazara düşer iseler bu onların down sendromuna yakalanma riskini arttırabilir.

BEBEK BEZİ DEĞİŞTİRME
Bebeğinizi eve getirmeden önce bez mi yoksa tek kullanımlık çocuk bezi mi kullanacağınıza karar vermelisiniz. Hangisini kullanırsanız kullanın bebeğinizin bezini günde yaklaşık 10 kez veya haftada yaklaşık 70 kez kirleteceğini unutmayın.

Bebeğinizi bezlemeye başlamadan önce tüm malzemelerin yakınınızda, erişilebileceğiniz noktada olduğundan emin olun böylece altını değiştirirken onu gözetimsiz bırakmanıza gerek kalmayacaktır.

Bezlerken İhtiyacınız Olacaklar:
Temiz bir bebek bezi
Pişik merhemi
Ilık bir su kabı, temiz bir bez veya pamuk-ıslak mendil tarzı temizleme araçları

Her alt kirletmeden sonra bebeğinizi sırt üstü yatırın ve kirli bezini çıkarın. Bebeğinizin genital bölgesini nazikçe silmek için su, pamuk topları veya mendil kullanın. Çocuğun bezini çıkarırken dikkat edin çünkü havaya maruz kaldığında işemeye başlayabilir :)
Bebek kız ise silerken idrar yolu enfeksiyonunu (İYE) önlemek için altını önden arkaya doğru silin. Kızarıklığı önlemek veya iyileştirmek için merhem kullanın. Bezi değiştirdikten sonra ellerinizi iyice yıkamayı unutmayın.

Bebek bezi kullanımında kaşıntı veya döküntü sık görülen sorunlardandır. Tipik olarak kızarıklıklar kırmızı ve pürüzlüdür. Ilık banyo yaptırıp bir miktar bebek kremi kullandığınızda bir süre sonra döküleceklerdir. Döküntülerin çoğu bebeğin cildinin hassas olması, sıcaklarda çok terleyecek şekilde giydirilmesi veya ıslak olan çocuk bezi tarafından tahriş olması nedeniyle oluşur.

Bebek Bezlemesinden Dolayı Oluşan Döküntülerini Önlemek veya İyileştirmek İçin Aşağıdaki İpuçlarını Deneyin:
Bebeğinizin bezini altını kirlettikten sonra olabilecek en kısa sürede değiştirin, o şekilde bekletmeyin.
Bölgeyi hafif sabunlu ılık suyla (bazen mendiller de tahriş edebilir) nazikçe temizleyin, eğer kızarıklık var ise bölgeyi koruyucu bariyer kremi kullanın. Çinko oksitli kremler tercih edilir çünkü neme karşı bir bariyer oluştururlar.
Kumaşdan bebek bezi kullanıyorsanız kokusuz deterjanlarda yıkamaya özen gösterin.
Bebeğin günün bir kısmında çocuk bezi takmamasına izin verin. Bu cilde hava alma şansı verir.
Bebek bezi döküntüsü 3 günden fazladır devam ediyorsa veya daha da kötüye gidiyorsa doktorunuzu arayın veya kontrole götürün çünkü reçete gerektirebilecek mantar enfeksiyonlarından kaynaklanıyor olabilir.

YENİDOĞAN BANYOSU
1-4. hafta arasında göbek kordonu düşer ve göbek tamamen iyileşir.
Sünnetin iyileşmesi ise 1-2 hafta kadar zaman alır.
Bebeği yıkamak için bu süreçlerin bitmesini beklemek gerekir.
İlk yılda haftada iki veya üç kez banyo yaptırılması uygundur. Daha sık banyo yaptırmak cildinin kurumasına neden olabilir.

Bebeğinize banyo yaptırmadan önce hazırlamanız gerekenler:
Yumuşak, temiz bir havlu,
Yumuşak, kokusuz bebek sabunu ve şampuan,
Bebeğin saç derisini uyarmak için yumuşak bir fırça,
Havlu veya battaniye,
Temiz bir bebek alt bezi,
Temiz kıyafetler.

BEBEK YIKAMA YÖNTEMLERİ
Sünger Banyosu
Sünger banyosu için, ılık bir odada güvenli, düz bir yüzey seçin. Geniş ve temiz bir lavabonuz varsa doldurun ve ılık (sıcak değil!) su ile kaplayın. Bebeğinizi soyun ve havluyla sarın. Bebeğinizin gözlerini sadece suyla nemlendirilmiş olan bir bezle (veya temiz bir pamuk topuyla) bir gözden başlayıp iç köşeden dış köşeye doğru silin. Diğer gözü yıkamak için lifin temiz bir köşesini veya başka bir pamuk topunu kullanın. Bebeğinizin burnunu ve kulaklarını nemli bezle temizleyin. Sonra bezi tekrar ıslatın ve biraz sabun kullanarak yüzünü hafifçe yıkayın ve kurulayın.

Ardından bebek şampuanı kullanarak bir köpük oluşturun ve bebeğinizin kafasını yavaşça yıkayıp durulayın. Islak bir bez ve sabun kullanarak geri kalan kısımları nazikçe yıkayın, kolların altındaki, kulakların arkasındaki, boynun etrafındaki ve genital bölgedeki kırışıklıklara özellikle dikkat edin. Bu bölgeleri yıkadıktan sonra kuru olduklarından emin olduktan sonra bebeğinizi bezleyin ve giydirin (ıslak bölgeler kalırsa kızarıklık, pişik, döküntü vb. sorunlara neden olabilir).


Küvet Banyosu
Bebeğiniz küvet banyosuna hazır olduğunda ilk banyoları yumuşak ve kısa süreli olmalıdır. Eğer banyo sırasında kızarsa bir iki haftalığına sünger banyosuna geri dönün daha sonra küvet banyosunu tekrar deneyin.

5-8 cm derinliği olan bir bebek küvetini ılık su ile doldurun (sıcak değil!). Su sıcaklığını test etmek için suyu dirseğinizin veya bileğinizin içi ile hissedin.

Bebek küveti, çok büyük olmayan, bebeğin rahatlıkla sığabileceği plastik bir küvettir; bebekler için tasarlandığından ebatları banyo yaptırmayı kolaylaştırır.

Bebeğinizi soyduktan sonra üşümesini önlemek için onu hemen ılık bir odada, ılık bir suya koyun. Küvet içindeki suyun derinliğinin 5-8 cm aralığından fazla olmadığından ve küvete akan suyun artık akmadığından emin olun. Bebeği küvete yerleştirirken başını elinizle destekleyip diğer elinizle ayaklarını küvete yerleştirin. Bu sırada onunla konuşarak rahatlatırken bebeğinizi yavaşça göğsünün üstüne kadar suya indirin.

Yüzünü ve saçını yıkamak için bir el bezi kullanın. Bebeğinizin saç derisine (bıngıldak) parmaklarınızla veya bir bebek saç fırçasıyla hafifçe masaj yapın. Sabunu veya şampuanı bebeğinizin kafasından çalkaladığınızda ellerinizi alnının üzerine koyun, böylece köpükler yanlara doğru akar ve sabun gözlerine kaçarak onu rahatsız etmez. Bebeğinizin vücudunun geri kalan kısmını ise suyla ve az miktarda sabunla hafifçe yıkayın.

Banyo boyunca bebeğinizin vücuduna düzenli olarak yavaşça su dökün böylece üşüme hissetmez. Banyodan sonra bebeğinizi hemen bir havluya sarın ve başını örtdüğünden emin olun. Kapüşonlu bebek havluları yeni yıkanmış bebeği sıcak tutmak için mükemmeldir.

Bebeğinize banyo yaptırırken onu asla yalnız bırakmayın. Banyodan çıkmanız gerekirse bebeği bir havluya sarın ve yanınıza alın.

SÜNNET VE GÖBEK KORDONU BAKIMI
Sünnetten hemen sonra genellikle penisin ucu yaranın bebek bezine yapışmasını önlemek için petrol jölesiyle kaplı gazlı bez ile kaplanır. Bebeğin bezini değiştirdikten sonra ucunu ılık suyla hafifçe temizleyin. Daha sonra bezine yapışmaması için ucuna petrol jölesi sürün. Penisin kızarıklığı veya tahrişi birkaç gün içinde iyileşir ancak kızarıklık veya şişlik artarsa veya irinle dolu kabarcıklar oluşursa enfeksiyonun habercisi olabilir. Bu durumda bebeğinizi doktora götürmeniz en doğru hareket olacaktır.

Yenidoğanlarda göbek kordonunun bakımı da önemlidir. Bazı doktorlar genelde 10 gün ile 3 hafta arası bir süre boyunca kordon kuruyana kadar bölgenin alkolle temizlenmesini önerirken bazı doktorlar bölgeye dokunmamanızı önerebilir. Hangisini uygulamanız gerektiğini bilmek için çocuğunuzun doktoru ile konuşun.

Bir bebeğin göbek bölgesi kordon düşüp o alan iyileşene kadar suya batırılmamalıdır. Kordon düşene kadar rengi sarıdan kahverengiye hatta siyaha dönecek ve bu normaldir, panik yapmayın. Göbek bölgesi kırmızı görünüyorsa veya kötü koku, akıntı olursa doktorunuzu aramanız daha iyi olacaktır.

BEBEĞİ BESLEMEK VE GAZINI ALMAK
Yenidoğan bebeğinizi göğsünüzle veya biberonla besleyerek bunu ne sıklıkta yapacağınıza karar verebilirsiniz. Genellikle bebeklerin istek üzerine beslenmeleri önerilir, yani aç göründüklerinde beslenmeleri daha doğru bulunur. Bebeğiniz ağlayarak, ağzına parmaklarını sokarak veya emme sesleri vererek size aç olduğunu işaret eder.

Yeni doğmuş bir bebeğin her 2-3 saatte bir beslenmesi gerekir. Emziriyorsanız bebeğinize her memeden 10-15 dakika kadar beslenme şansı verin. Eğer mama kullanıyorsanız bebeğiniz her beslenmede alması gereken miktar mamanın üzerinde yazacaktır, buna dikkat etmelisiniz çünkü her mamanın içerdiği besin-kalori değeri farklı olduğundan bebeğe vereceğiniz miktar da değişiklik gösterebilir.

Bazı yenidoğanların yeterli miktarda yemeleri için birkaç saatte bir uyanmaları gerekebilir. Eğer yenidoğan bebeğinizi sık sık uyandırmanız gerekiyorsa, bebeğiniz yemek yemek ya da emmekle ilgilenmiyorsa doktorunuza başvurun.

Mama kullanıyorsanız bebeğinizin yeterince yemek yiyip yemediğini kolayca takip edebilirsiniz, ancak emziriyorsanız bunu anlamak biraz daha zor olabilir. Bebeğiniz memnun görünüyorsa, günde yaklaşık altı kez çiş yapar ve birkaç kez dışkı üretir, iyi uyur. Eğer düzenli kilo alıyorsa o zaman muhtemelen yeterince yiyordur.

Bebeğinizin göğsünüzden yeterince süt alıp almadığını söylemenin bir başka yolu da bebeğinizi beslemeden önce göğüslerinizin dolup dolmadığını ve beslendikten sonra ne kadar azalma olduğunu fark etmektir. Çocuğunuzun büyüme veya beslenme programı hakkında endişeleriniz varsa bu konuyu doktorunuzla konuşun.

Bebekler genellikle beslenme sırasında hava yutarlar, bu da onları biraz mızmız bir hale sokar. Bunu önlemek için bebeğinizi sık sık geğirterek yuttuğu havayı çıkarmasın yardım edin.

Bebeğiniz gazlı olma eğilimindeyse, gastroözofageal reflü (yuttuklarının ağızdan geri gelmesi) varsa veya beslenme sırasında mızmızlık yapıyorsa biberonla besleme sırasında biraz beslendikten sonra kısa bir ara vererek, emzirme sırasında ise her 5 dakikada bir ara vererek bebeğinizi geğirtmeyi deneyin.

Bebeğinizi Geğirtmek İçin İpuçları
Bebeğinizin başını omzunuza yaslayarak dik tutun. Bebeğinizin başını bir elinizle desteklerken diğer elinizle sırtını okşayın.

Bebeğinizi kucağınıza yüzüstü yatırın. Kafasını destekleyin ve başının göğsünden daha yüksekte olduğundan emin olun. Sonrasında yavaşça sırtını ovalayın.

Bebeğinizi kucağınıza oturttuktan sonra bir elinizle çenesinin altından onu destekleyin (boğazından değil! - yukarıdaki fotoğraftaki gibi). Bunu yaparken diğer elinizle de bebeğinizin sırtını ovalayın, bebeğinizin geğirmesi için diğer iyi yöntemlerden biri de budur.

Bebeğiniz birkaç dakika sonra geğirmez ise bebeğin pozisyonunu değiştirin ve tekrar beslemeden önce birkaç dakika daha geğirtmeyi deneyin. Bebeğinizi besledikten sonra mutlaka her defasında geğirtin. Daha sonra tükürmemesi için bebeğinizi en az 10-15 dakika dik pozisyonda tutun.


BEBEĞİ UYUTMAK İÇİN TEMEL BİLGİLER
Yeni bir ebeveyn olarak günün her dakikasında size ihtiyacı olan yeni doğmuş bebeğinizin yaklaşık 16 saat veya daha fazla uyuduğunu öğrenince şaşırabilirsiniz!

Yeni doğanlarda genellikle 2-4 saatlik periyotlarla uyurlar. Gece boyunca uyumasını beklemeyin çünkü bebeklerin sindirim sistemi birkaç saatte bir beslenmeye ihtiyaç duyacakları kadar küçüktür. Eğer 4 saat boyunca beslemediyseniz uyandırmanız gerekecektir (doktorunuz daha sık beslemenizi önerirse bu aralık değişebilir).

Bebeğinizin tüm gece boyunca uyumasını mı bekliyorsunuz? Birçok bebek 3 aylıkken gece boyunca 6-8 saat arası uyur, ancak sizin bebeğiniz bu kadar uyumuyor ise endişe etmenize gerek yok. Yetişkinler gibi bebekler de kendi uyku düzenlerini ve uyku döngülerini geliştirmelidir, bu nedenle yeni doğan bebeğiniz kilo alıyorsa ve sağlıklı görünüyorsa, 3 aylık süreçte gece boyunca uyumadıysa umutsuzluğa kapılmayın.

Ani bebek ölüm riskini azaltmak için her zaman bebeklerin sırtüstü yatırılarak uyutulmaları önerilir. Ayrıca güvenli bir uyku için battaniye, yorgan, koyun derisi, pelüş oyuncaklar ve yastıkları kullanmak bebeğin boğulmasına neden olabilir. İlk 6 aydan 1 yıla kadar ebeveynleri ile aynı yatak odasını paylaşmaları önerilir (aynı yatağı değil). Ayrıca bebeğinizin başınızın bir tarafında düzlük oluşmasını önlemek için başının pozisyonunu geceden geceye değiştirdiğinizden emin olun (ilk gün başı sağa dönük, sonraki gün sola dönük vb.)

Birçok yeni doğan gündüz ve geceyi "karıştırabilir". Geceleri daha uyanık ve gündüzleri daha uykulu olma eğilimindedirler. Onlara yardım etmenin yolu dürtülerini geceleri minimumda tutmaktır. Işık seviyesini düşük tutun, örneğin gece lambası kullanabilirsiniz. Gündüzleri bebeğiniz uyandığında onunla konuşmayı ve oynamayı unutmayın bu şekilde onu biraz daha uyanık tutabilirsiniz. Bu yöntemle bebeğiniz git gide gündüz uyanıp geceleri uyumaya daha da alışacaktır.

Yeni doğmuş bir bebeğe dokunma konusunda bile endişeli hissedebilirsiniz fakat birkaç haftada alışıp iyi bir anne-baba olarak elinizden geldiği kadar iyi ebeveynlik yapacaksınızdır :) Sorularınız veya endişeleriniz varsa bunları doktorunuzla paylaşın ve kafanıza takılanlar ile ilgili size tavsiyelerde bulunmasını isteyin.

TUVALET EĞİTİMİ NASIL BAŞLAR?

Tuvalet eğitimi nasıl başlar,kaç yaşında başlar,tuvalet eğitiminde çocuğun çişini tutması ve tuvalet eğitimde gece bez bağlanmalı mı?
Tuvalet Eğitimi Nedir? 
Tuvalet eğitimi çocuğun kendi başına yapabileceği bir beceridir. Yani bir başkasının yardımına ve hatırlatmasına ihtiyaç duymadan bu beceriyi kazanmasıdır. Çocuklar bu gizemli sürece yabancıdırlar ve o süreci tanıyıp kontrol altına almaları biraz zaman alır. Bu süreç onların kaygı ve korku seviyesini azalttığı gibi, gelişmekte olan bağımsızlık ve bireysellik değerlerini güçlendirir.
Bu yazımda tuvalet eğitimi nasıl başlar ? Tuvalet eğitimi kaç yaşında başlar? Tuvalet eğitiminde gece bez bağlanmalı mı ? Tuvalet eğitiminde çocuğun çişini tutması gibi konular üzerinde duracağım.

Tuvalet Eğitimi Kaç Yaşında Başlar?
Çocuğunuz eğer 18 ay ile 3 yaş arasında ise tuvalet eğitimi için uygun ve hazır olduğunu söyleyebiliriz. Ortalama olarak tuvalet eğitimi 2 yaş 4 aylıkken verilmektedir. Bu yaş aralığındaki çocuğun tuvalet eğitimi için hazır olması, yaşının özellikleri ile de bağlantılıdır. Peki çocuğun hazır olduğunu nasıl anlayacağız ? dediğinizi duyar gibiyim. Alttaki maddeler eğer çocuğunuzda geçerli ise çocuğunuz bu sürece hazır demektir.

Ne Zaman Başlanmalı?
*Çocuğunuz idrarının büyük bir bölümünü bir kerede yapabiliyorsa,
*Çocuğunuzun altı 3-4 saat boyunca kuru kalabiliyorsa,
*Yaklaşık 2-5 dk. boyunca belli bir pozisyonda oturabiliyorsa,
*Yürüyebiliyorsa,
*Kendi kendine pantolonunu indirip kaldırabiliyorsa,
*Altı ıslakken ya da pis bez ile dolaşmaktan rahatsız oluyorsa,
*Tuvalet alışkanlıklarını merak ediyorsa ve sizi gözlemliyorsa,
*Bağırsaklarındaki hareketlenmeyi bildirip,tuvalete gitmesi gerektiğini haber veriyorsa,
*Tuvaletten korkmuyor ve kullanmak istiyorsa,
*Sizin tarafınızdan verilen kısa ve öz talimatları anlayabiliyorsa tuvalet eğitimine başlanması uygundur.

Tuvalet Eğitimi İçin Yapılması Gerekenler;
*Öncelikle lütfen çocuğunuzu bu eğitime hazırlayın. Kendisinin artık bu eğitime hazır olduğunu ve iç çamaşırı kullanmak için yeterince büyüdüğünü belirtin. Hatta onun ilgisini çekebilecek bir iç çamaşırı alabilirsiniz ve çamaşırı gidip birlikte seçilebilirsiniz.
*Önce uygulamalı olarak çocuğa tuvaleti nasıl kullanması gerektiğini göstermelisiniz. Eğer çocuğunuz oğlansa babası bu görevi alsın. Kız ise siz bu görevi alın. Çünkü cinsiyetine uygun rol model seçimi oldukça önemlidir. Annenin kızına yardımcı olması, babanın oğluna yardımcı olması daha rahat bir ortam sağlayacağından çocuğun güven kazanmasına yardımcı olur.
*Bu eğitim için çocuğunuzla birlikte gidip sevimli bir lazımlık seçilebilirsiniz. Aldığınız lazımlığın yerde duran, sonrasında tuvalet üstüne konan ve klozete en çok benzeyen özelliklere sahip olması gerekmektedir.
*Bu eğitimde ödül kavramı çok önemlidir. Verdiğinizin ödülün de doğruluğu bir o kadar önemlidir. Size tavsiyem eğitim öncesinde vereceğiniz ödülü belirlemenizdir. Bu ödüller nasıl olmalı ?
Öncelikle tavsiyem çocuğunuzun hoşlanacağı ancak maddi değeri çok yüksek olmayan şeyler seçmelisiniz. Örneğin , çeşitli renkte ve temalı yapıştırmaları kullanabilirsiniz. Eğitim tamamlandıktan sonra ise çocuğunuza uygun daha anlamlı ve güzel hediyeler de alabilirsiniz.
*Eğitime başlamadan önce çocuğunuzun ne zamanlarda tuvaletini yaptığını gözlemleyin. Çocuğunuzun tuvalet saati yaklaştığında zaman bezini çıkartın. Eğitim esnasında çocuğunuzu 2-3 saatte bir tuvalete götürün, 5 dk. oturmasına izin verin. Bu saat aralığı ve sıklık çocuğun metabolizması ile de orantılı hale gelecektir.
*Bu eğitimde sizin için bir çizelgenin çok faydası olacaktır. Bir çizelge hazırlayın ve üzerine idrarını ve kakasını tuvalete yaptığı zamanlarla, altına kaçırdığı zamanları işaretleyin, bu yöntem gözleminizi kaydetmenizde işe yarar.
*Eğitim esnasında çocuğunuz tuvalete idrarını ya da kakasını yaptığında mutlaka ona sözel olarak veya belirlediğiniz hediye ile ödüllendirin. Eğer tam tersi bir durum olursa,yani altına kaçırırsa veya tuvaletini yere damlatırsa sakın kızmayın ya da ceza vermeyin,sadece nötr tavır takınmanız yeterli olur.
*Eğitim süresinde çocuğunuzun bezini tekrar takmayın. Eğer tuvaletini yaptıktan sonra tekrar bezini takarsanız en başa dönmüş olacaksınız ve çocuğu ikilemde bırakacaksınız. Eğitimin ilk zamanlarında, çocuğunuzu bulunduğu ortamdan sık dışarı çıkarmamaya özen gösterin.
*Eğer çocuğunuz gündüz tuvalet alışkanlığını yeterince kazandıysa, gece eğitimine başlayabilirsiniz.

Tüm bunları yaparken, çocuğun gelişim özelliklerine dikkat edilmeli. Yapamayacağı bir şey varsa, zorlanmamalı ve zorla tuvalet eğitimi verilmemelidir. Dirençli olan çocuğu rahatlatmalı, bazen rahatlatıcı bir müzik ya da bedenle ilgili resimli kitaplar okumak işe yarayabilir. Eğitimde en önemli amaç, çocuğa “kendi başına başarma” hevesini kazandırmaktır. Tuvalet eğitimine, sifon çekme, el yıkama davranışları da dahil edilmeli, ilk başlarda yardımcı olunmalıdır. Çocukla birlikte kısa, net ve anlaşılır tuvalet ifadeleri belirlenmeli ve bunlar kullanılmalıdır.

Tuvalet Eğitiminde Gece Bez Bağlanmalı Mı?
*Bu eğitimde zor olan süreçlerden biri de gece sürecidir. Öncelikle tavsiyem çocuğunuz yatmadan önce sıvı vermemeye özen gösterin. Çocuğu 1-2 saatte bir tuvalete götürünüz. Bunu yaptığınız sırada çocuğun kas kontrolünü kazanması açısından uyanık ve bilinçli olması gerekmektedir. Gece eğitiminde tuvalete götürme sıklığı ve tuvalet ihtiyacının zaman aralıkları anlaşıldıktan sonra azalacaktır.
*Çocuğunuzun gece altına kaçırma ihtimaline hazırlıklı olmalı, gerekirse yatağa koruyucu naylon geçirmelisiniz.

Tuvalet eğitiminde normal görülen standart süreç 3-6 ay arasıdır. Bu zaman zarfında etkili bir sonuç almanız mümkün, ancak gece ıslatmaları bu süreçte devam edebilir. Çocuğunuz gündüz tuvaleti kullanma alışkanlığı kazansa da, gece ıslatmalarının 5-6 yaşına kadar devam ettiğini görebilirsiniz. Genellikle 6 yaşından sonra, çocuğun  hem gece, hem gündüz kuru kalması ve tuvalet alışkanlığı kazanmış olması beklenir. Eğer çocuğunuzda tuvalete gitmeme konusunda direnç gözlemliyorsanız, hele de çocuğunuzda korku duygusu görüyorsanız, bir süreliğine eğitime ara vermeniz uygun olacaktır. Çocukta böyle bir direnç yok ama eğitime karşı olumsuz tavır sergiliyorsa, siz anne-babalara tavsiyem belli bir süre içerisinde öğretmek yerine, çocuğunuza destek olmalı ve sabır göstermelisiniz.

Tuvalet Eğitiminde Çocuğun Çişini Tutması
Çocuğunuz gelişim olarak normal ve siz eğer buna rağmen 4 yaş ve sonrasında bu eğitimi vermeye başladıysanız tuvalet eğitiminde geç kalınmış sayılırsınız. Bu durumlarda kabızlık, idrarını tutma gibi medikal problemler ortaya çıkabilir. Çocuğun yaşadığı bu durumlar da yetişkinlik döneminde uzun süreli sorunlar halini alabilir. Önemli bir konu daha var ki bu daha ciddi sonuçlara yol açabilir. Tuvalet eğitimi veriyorum ancak çocuğum çişini tutuyor,yapmamakta ısrar ediyor diyorsanız ortada daha ciddi sorunlar olabilir.  Tuvalet eğitimi çok hassas şekilde verilmesi gereken bir eğitimdir. Eğer anne-baba olarak eğitim esnasında çocuğunuza baskı uyguluyorsanız, kötü şartlara izin veriyorsanız (çocuğunuzun kendini pisletmesi konusunda ilgisiz tutum), çok katı ve baskıcı tutum sergiliyorsanız bu durum çocuk istismarı sayılabileceği gibi, yetişkinlik döneminde çocuğunuza mükemmeliyetçilik, her işi eksiksiz yapma, aşırı titizlik gibi eğilimlere zemin hazırlamış olacaksınız.

Anneler ve babalar şunları unutmayın!
Çocuk gelişiminde her ne kadar belli dönemlere ait belli özellikler ve beklentiler olsa da, yine de her çocuğun bireysel gelişimi farklılık gösterebilir. Tuvalet eğitimine çocuğunuzun ve sizin hazır olduğunuz, stres faktörlerinin yoğun olmadığı dönemlerde başlamalısınız. Aksi takdirde, çocuğunuzu zorlamamalısınız. Örneğin, yeni bir eve taşındınız ve yerleşme dönemindeyseniz, yeterli sabrı ve özeni gösteremeyeceğinizden dolayı tuvalet eğitimini birkaç haftalığına erteleyebilirsiniz. Sizler çocuğunuzun hazır olduğu zamanı iyi gözlemlemeli ve eğitimi verirken kaba, zorlayıcı ve cezalandırıcı tutumlardan kaçınmalısınız.

BEBEKLERDE PİŞİK

Bebeklerde pişik ve pişik nedenleri,pişik nasıl geçer ve pişiğin geçmesi için alınacak önlemler.
BEBEKLERDE PİŞİK NEDENLERİ
Sevgili anneler hepimizin korkusu bebeğimizin pişik olmasıdır. Pişik olmaması için birden çok farklı markalarda bez denemeye başlarız. O da olmazsa farklı farklı kremler alıp kullanırız. Halk içinde geçen yöntemleri de es geçmeyiz :) Her şeyi deneriz ama olmaz. Peki neden? Bu konu haliyle anneleri çok yıpratmaktadır. Önemli olan doğru sebep üzerine doğru işlemi uygulamamızdır. Bu konuda ben size yardımcı olacağım. İlgili yazımda önce bebeklerde pişik nedenlerine bakacağız sonra pişik nasıl geçer? Buna bakacağız.

Pişik nedir? 
Pişik özellikle yenidoğan bebeklerde meydana gelen bir deri tahrişidir.  Neredeyse bebeklerin çoğunda görülür. Çoğunlukla hafif kızarıklıklar ile atlatılırken bazen de ciddi boyutlara ulaşabilir. Eğer kabarcıklar varsa ve içi su dolu ise,akıntılı ve yara şeklindeyse bu bebeğinizin pişiğinin ağır seyrettiğinin göstergesidir.
Peki neden olur? Özellikle bebek cildinin nemle, idrar ve büyük tuvaleti ile uzun süre temas etmesinden kaynaklanan tahriştir. Ayrıca bebeğin altının sık değiştirilmemesi pişiği azdırır ve iyileşmesini yavaşlatabilir. Ama tek neden bu olmayabilir. Diğer nedenler arasında bebeğinizin hassas bir cildi olabilir,ishal olmuş olabilir,ek besinlere geçmiş olabilir ve alerjik bir reaksiyon gösterebilir,mantar enfeksiyonu olmuş olabilir,temizlikte kullanmış olduğunuz ıslak mendil bez vs alerji yapabilir. Yani bunun gibi bir çok neden vardır. Önemli olan doğru sebebi bulmanız ve o yönde çözüm üretmenizdir.
Bebeklerde pişik çoğu kez kendiliğinden geçer. Ama bazı pişikler mantar veya bakteri enfeksiyonuyla vahimleşebilir. Bebeğinizdeki pişiğin nedeni eğer mantarsa, tekrarlama eğilimi gösterebilir. Eğer pişiğin nedeni bakterilerse, içi su dolu büyük kabarcıklar oluşabilir.

Eğer bu durumlardan birini doğru şekilde gözlemlediyseniz artık onu nasıl geçireceğiniz konusuna odaklanmalısınız. Şimdi bu konuda da sizlere önerilerim olacak. Madde madde pişik nasıl geçerBebeklerde pişik sorununu düzelten önerilere bakacağız.


PİŞİK NASIL GEÇER?
  • Eğer pişik mantar enfeksiyonuyla birlikte meydana gelmişse (yani sınırları belli parlak kırmızı döküntü veya bebeğin altından başka yerlerde de kırmızı lekeler varsa) reçetesiz satılan mantara karşı bir krem kullanabilirsiniz. Veya doktorunuza danışarak mantar kremi isteyebilirsiniz.
  • Eğer bebeğinizin pişiği üst üste geçirilen ishalden sonra meydana geldiyse, bebeğinizin cildine vazelin veya koruyucu bir krem sürebilirsiniz.
  • Bebeğinizin altı mümkün oldukça kadar hava alsın. Alt değişimi esansında kirli bezi aldıktan sonra bebeğin altına bir bez koyun,bir süre bağlamayın ve üstüne ince bir havlu örtün. Bu işlemi sık sık yapın, mümkün olduğu kadar uzun süreli olsun.
  • Bebeğinizin altını mümkün olduğu kadar kuru tutun, bezini sık değiştirin. Islak bez ile sildikten sonra kuru bir bez ile kurulayın.
  • Lütfen plastik don kullanmayın. Bebeğinizin pişiği geçene kadar nem emici ve günlük atılan bezler kullanın.
  • Islak mendilleri (bebek temizleme bezlerini )cildi tahriş eden alkol içermeleri nedeniyle kullanmayın. Bunun yerine temiz yumuşak bir bezi ıslatarak temizleyebilirsiniz ve sonra kurulayabilirsiniz.
  • Pudra olarak mısır unu içeren pudralar kullanmayın. Bu içeriğe sahip pudralar mantar organizmalarının oluşmasını hızlandırırlar.
  • Bebeğinizi her gün yumuşak bir sabun kullanarak yıkayabilirsiniz. Özellikle büyük tuvaletinden sonra banyo, ılık su ve sabun iyi gelebilir. Yıkandıktan sonra hafifçe kurulamayı unutmayın.
  • Bebek pişiğine E vitamini kapsüllerini kırıp içindekini sürmek de iyi gelebilir. Deneyebilirsiniz.
  •  Eğer hazır bez kullanmıyorsanız, bezlerin son durulama suyuna yarım fincan sirke koyup iki kere durulayın ve yumuşatıcı kullanmaktan da uzak durun.

Pişik Olmaması İçin Alınacak Önlemler
  • Lütfen bebeğinizin altını mümkün olduğu kadar kuru ve temiz tutun.
  • Bebeğinizin bezini sık sık değiştirmeyi unutmayın.
  • Bebeğinizin altını açık tutmaya çalışın ve bunu sık sık tekrarlayın.
  • Eğer imkanınız varsa plastik don giydirmeyin. Emici ve atılabilir bezleri tercih etmeniz daha sağlıklı olacaktır.

BEBEKLERDE GÖBEK BAĞI

Bebeklerde göbek bağı, G, Göbek bağı, Göbek bağının anatomisi, Göbek bağının bebeğe faydaları, Göbek bağının işlevi, Göbek bağının önemi,
GÖBEK BAĞI 
Sevgili anneler öncelikle bu yazımda bebeklerdeki göbek bağının yani göbek kordonunun ne işe yaradığını ve göbek bağının bakımında dikkat etmeniz gerekenlere değineceğim. Öncelikle göbek bağı anne karnındaki fetüsün (bebeğinizin) gelişiminde büyük rol oynar. Bebeğinizin beslenmesini sağlar, oksijen taşır, kan akımını sağlar hatta ileriki aşamalar için hayat kurtaran bir bağdır. Örneğin ileriki aşamalarda çocuğunuza kök hücre gerek oldu diyelim bu kök hücre tedavisinde kordon kanı bankalarına bebeğinizin göbek bağını koyup saklayabiliyorsunuz.Ve bu kordon kanı çocuğunuzun hayatını kurtaracak öneme sahiptir.

Göbek Bağının Anatomisi
Göbek bağı anne karnında rahim ile bebeğe bağlı olan bir bağdır. Bu bağın uzunluğu yaklaşık 50-55 cm arasındadır. Şekli adeta sarmal gibidir. Yaklaşık 10-12 tane sarmal bulunur. Bu bağında iki tane  umbilikal arter , bir tanesi de umbilikal damar bulunur. Bu arterler ve damar bebeğin anne karnında iken bağın dolaşmamasını sağlar çünkü jelimsi bir yapıya sahiptir.

Göbek bağının oluşumu 4. ve  8.haftaları arasında gerçekleşir. Göbek bağı görevini tamamladıktan sonra doğumun ardından doktor tarafından kesilir ve hayatımız boyunca vücumuzda kalıcı bir ize sahip olur. Bu bağ anne ile bebeğin tam anlamı ile 9 aylık serüvende bir bütün olmasını sağlar.


Göbek Bağının İşlevi
Beslenme: Göbek bağı, annenin plasentasından aldığı besini fetüse iletir.

Nefes alma: Oksijen açısından zenginleştirilmiş kanın bebeğin vücuduna aktarılması ve bebeğin bir anlamda nefes alması görevini de göbek bağı üstlenir.

Boşaltım: Bebeğin vücuduna giren oksijenin karbondioksit olarak vücuttan atılması ve tabii ki yine vücuda giren besinin dışkı olarak vücuttan ayrılması da göbek bağı sayesinde gerçekleşir.

Yüksek sayıda kök hücre içermesi: Embriyoya ait kök hücreler tanımlanmamış hücrelerdir, yani ihtiyaç olduğunda istenilen herhangi bir hücreye dönüştürülebilirler. Bu kök hücreler deri hücrelerine, sinir dokularına, kalp ya da böbrek hücrelerine dönüştürülebilirler. Kısaca, kök hücreler sayesinde çocuk lösemisi, spinal kord hasarı ya da kalp rahatsızlıkları gibi birçok hastalık iyileştirilebilmektedir.

Antikor aktarımı: Hamileliğin sonuna doğru anne vücudu bebeğin vücuduna onun bağışıklık sisteminin oluşumunu sağlamak adına antikorlar göndermeye başlar. Bu antikorların iki vücut arasındaki aktarımı da göbek bağı yolu ile gerçekleşir.

Oluşabilecek çeşitli patolojilerin önlenmesi: Genome Biology tarafından yayımlanan bir araştırma raporuna göre göbek bağında bulunan hücreler bronkopulmoner displazi gibi ciddi akciğer rahatsızlıklarının teşhis edilebilmesine olanak sağlıyorlar.

Göbek bağının kesilmesinin en doğru zamanı nedir?
Ülkemizde genellikle göbek bağı doğum anından sonra hemen kesilir . Ama Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organization – WHO) ve kimi araştırmacılar anne ile yeni doğan bebeği fiziksel olarak birbirlerinden ayırmadan önce 30 ila 120 saniye kadar beklenmesini tavsiye ediyorlar. Bu şekilde kan alışverişi azaldığı için intravenöz hemaroji (damar içi kanama) ihtimalinin azaldığının söylüyorlar.

Diğer yazımda göbek bağının bakımında dikkat edilmesi gerekenleri ve temizliğini yazacağım. Görüşmek üzere :)